Çağımızın hastalığı Obozite

Obozite çağımızın hastalığı. Teknolojik gelişmelere paralel olarak insanoğlunun yaşam şekli ve beslenme alışkanlıkları da değişmeye başladı. Bu değişiklikler yeni hastalıklara ve bünyesel değişimlere neden oldu. Bunlardan biri de obozite’dir. Gerekli önlemler alınmaz ve beslenme alışkanlığı değiştirilmezse daha uzun yıllar bu hastalık hayatın içinde olmaya devam edecek gibi görünüyor.

Syf34y 1 300x210 Çağımızın hastalığı Obozite

Diyetisyen Hatice Karslıoğlu, obezitenin dünyada hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde her geçen gün daha fazla yayıldığını belirterek, dünyada 400 milyonun üzerinde obezin ve yaklaşık 1.6 milyar kadar da aşırı kilolu insanın bulunduğunu savundu. Karslıoğlu, “Obezite günümüzde hastalıkların oluşmasının yüzde yüz en önemli sebebidir” dedi.

Diyetisyen Hatice Karslıoğlu, obezitenin dünyada hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde her geçen gün daha fazla yayıldığını belirterek, dünyada 400 milyonun üzerinde obezin ve yaklaşık 1.6 milyar kadar da aşırı kilolu insanın bulunduğunu savundu. Karslıoğlu, “Obezite günümüzde hastalıkların oluşmasının yüzde yüz en önemli sebebidir” dedi.

Diyetisyen Hatice Karslıoğlu, ANKA’ya yaptığı açıklamada Dünya Sağlık Örgütüne göre obezitenin bütün yaş gruplarını ilgilendiren, görünme sıklığı giderek artan, sosyal ve psikolojik yönleri ile önemli bir halk sorunu olduğunu ifade ederek, “ABD Obezite Birliği’nin yayınladığı verilere göre ABD’de her yıl obezite ile ilgili hastalıklar sonucu 300 bin kişi yaşamını yitiriyor ve obezite tedavisi için harcanan sağlık giderleri de yaklaşık 100 milyar dolar civarında. Özellikle çocuklar ve ergenlik çağındaki gençler için obezite alarm verici düzeydedir” dedi.

Karslıoğlu, obezite konusunda Türkiye’deki durumun pek iç açıcı olmadığını belirterek, Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırmasının sonuçlarına göre 1998’de yapılan çalışmalarda Obezite görülme sıklığının yüzde 18’ken 2003 yılında yüzde 23’e yükseldiğini ifade etti. Yine Türkiye Obezite Araştırma Derneğinin verilerine göre 2000 ve 2005 yılları arasında derneğin 6 ilde yaptığı araştırmada obezite görülme sıklığının yüzde 30 olarak saptandığını bildiren Karslıoğlu, “Tahminlerime göre bu oran yüzde 45’lere kadar çıktığını söyleyebilirim” dedi.

ÇOĞU HASTALIĞIN SEBEBİ OBEZİTE:

Araştırmalara göre Avarupa’da her yıl 1 milyondan fazla ölümün ve 12 milyon hastanın sorumlusu olan obezitenin her geçen gün daha da yayıldığını belirten Diyetisyen Hatice Karslıoğlu, şunları söyledi:

“Bu hastalıkların İnsülin direnci, şeker hastalığı, hiper tansiyon, kalp hastalığı, safra kesesi hastalığı, kadınlarda yumurtalık ve meme kanseri , erkeklerde ise kolon ve prostat kanserlerine, felç, uyku apnesi, karaciğer yağlanması, astım, adet düzensizlikleri aşırı kıllanma, topuk dikeni,gut hastalığı, ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası risklerin artması gibi birçok hastalığa neden olmaktadır.”
Kadınlarda obezite görülmesinin erkeklere oranla daha fazla olduğunun altını çizen Karslıoğlu, “Kadınlarda yağ oranı erkeklerden daha fazla olması, metabolizma hızının erkeklerden daha yavaş olması kadınların gebelik durumunun olması, erkeklerin kadınlara göre kas dokusunun daha fazla olması, kadınların kültürel sebeplerden dolayı erkeklere göre daha fazla mutfakta zaman geçirmesi gibi etkenler erkeklerden daha fazla obezite olma riskine sahiptir” dedi.

HER REÇETEYİ UYGULAMAYIN:

Obezite tedavisinde, tıbbi beslenme tedavisinin önemli olduğunu ifade eden Karslıoğlu, obezite tedavisinin ancak doktor, diyetisyen fizyoterapist, ve psikologlardan oluşan bir ekip ile olacağını, gazete ve televizyonlar da çıkan reçetelerin mucizevi bir özelliğe sahip olmadığını, beslenmenin kişiye özgü olduğunu, ortak bir beslenme programı reçetesi oluşturulamayacağını, hızlı verilen kiloların vücutta su ve kas dokusunun kaybolmasına neden olmakla birlikte kişinin verilen kiloları kısa bir süre içerisinde iki katı geri almasına neden olacağını sözlerine ekledi.

Düşük Kalorili diyetler ile Kilo Vermek ve Zayıflamak

Çağımızın hastalığı obezite.Sitemizde obezite hakkında çeşitli yazılar okuyabilir, obezite hastalığı hakkında detaylı bilgiye erişebilir ve obezite konuları hakkında daha fazla bilgiye sahip olabilirsiniz.
Konumuzun kısaözeti : Obeziteyle mücadele, Kilo vermek ve nihayetinde Zayıflamak. Hem de Kolay Zayıflama!
Obezite Kilo Vermek ve Düşük Kalorili Diyetler

Geleneksel kilo verme yöntemleri günde 800-1500 kaloriye izin veren düşük kalorili diyetleri içerir. Düzenli egzersizler de bu diyetlerde önemlidir. Bununla birlikte, obez insanlar için alternatif yöntem çok az kalorili diyettir.

Düşük kalorili diyetlerin çoğu ticari olarak 800 kalori içeren formüller şeklinde hesaplanır. Greyfurt diyeti gibi diğer diyetler düşük kalorili yiyecek ve gıdalar içerir.

Düşük Kalorili Diyetler Ne Kadar Etkilidir?
Çok düşük kalorili bir diyet çok kilolu bir kişinin haftada 2-3 kilo vermesine yardımcı olabilir. Yani 12 hafta içerisinde 22 kilo vermiş olur. Bu kilo kaybı obeziteden kaynaklanan bazı sağlık sorunlarının çözülmesine yardımcı olur. Bu hastalıklara diyabet, tansiyon ve yüksek kolesterol örnek gösterilebilir. Bununla birlikte düşük kalorili diyetler uzun süreli kilo verme konusunda mütevazı diyet kısıtlamalarından daha etkili değildir. Düşük kalorili diyetleri çeşitli egzersizler eşliğinde uygulamak kilo verme sürecinizi hızlandırır ve verdiğiniz kiloların geri alınmasını önler.

Düşük Kalorili Diyetler Güvenli midir?
Düşük kalorili diyetler tıbbi gözetim altında yapıldığında genellikle güvenlidir.

Düşük kalorili diyetler herkes için uygun değildir. Doktorlar bu gibi diyetleri bazı özel durumlarda öneriyorlar ve sizin için uygun olup olmadığına karar veriyorlar. Düşük kalorili diyetler hamile ya da emzirme döneminde olan kadınlar için uygun değildir. Ayrıca bazı özel durumlar hariç çocukların ve ergenlerin bu tip diyetleri uygulamaması önerilir.

Çok Düşük Kalorili Diyetlerin Yan Etkileri Nelerdir?

4-16 Haftadır düşük kalorili diyetleri uygulayan insanların çoğunda yorgunluk, kabızlık, bulantı ve ishal gibi bazı küçük yan etkiler görülmüştür. Ama bu durumlar genellikle birkaç hafta içinde düzelir ve insanların bu diyet programını tamamlamasını engellemez.

Düşük kalorili diyetlerde görünen en yaygın yan etki safra kesesi taşı oluşumudur. Obez insanlarda özellikle kadınlar arasında sık sık ortaya çıkan safra kesesi taşları hızlı kilo verme sürecinde daha yaygındır. Düşük kalorili diyetlerin doğrudan safra kesesi taşı oluşumuna sebep olup olmadığı tam olarak bilinmemektedir. Verilen kilonun miktarı da bu hastalığa sebep olabilir.

Düşük Kalorili Diyetlerin Diğer Zararları Nelerdir?
Sağlıklı olmak için her çeşit gıdadan yemek gereklidir. Özellikle bir kişi her gün aynı yiyeceği yiyorsa 800 kaloriden oluşan iyi besinler bulması zordur.
Ayrıca diyetiniz sona erdiğinde yaşam tarzınızı değiştirmediğiniz sürece verilen kiloları geri almanız kaçınılmazdır. Bu yüzden düzenli fiziksel aktiviteler eşliğinde sağlıklı beslenin.

Kaynak : zayiflamakocu.com