Hangi zayıflama hapını kullanmalıyım?

Sitemizde birçok zayıflama ürünü, bitkisel zayıflama hapları, zayıflama yöntemleri, diyet çeşitleri, haplar, kapsüller vs vs ürünler bulunmakta. Kilo sorunu yaşayan ve bir an önce fazla kilolarından kurtulmak isteyen kişiler bu tür ürünleri kullanmaktadır. Bu durumdan istifade etmeye çalışan bazı dolandırıcı kişiler sahte zayıflama hapları üreterek, insan ve halk sğalığını hiçe sayarak ürünleri satışa sunmakta, bu ürünleri kullanıp kilo vereceğini düşünen kişiler çeşitli hastalıklara yakalanmaktadır.
XLS MEDİCAL SİPARİŞİ

İsim (gerekli)

E-posta (gerekli)

Konu

İleti


Xls medical siparişi vermek için yukarıda ki formu doldurunuz.
zayıflama yöntemleri kaçak satışı yasak zararlı zayıflama hapı Hangi zayıflama hapını kullanmalıyım?

satışı yasaklanmış

Sitemize en çok gelen sorulardan biri de “ hangi zayıflama hapı ” sorusu, bu soru sadece sitemiz kadinyasam.gen.tr değil diğer tüm zayıflama / diyet sitelerinde en çok sorulan sorulardan biri. İlk başta piyasada ki zayıflama haplarının isimlerine bir bakalım

  • Biber Hapı
  • Elma Krom
  • Altın Çilek
  • Formula – 7
  • KX1 Zayıflama Hapı
  • Avior Jel Bölgesel zayıflama
  • African Mangosu
  • Acai Berry Zayıflama Kapsülü
  • Antakya Biberi
  • Bontavi Zayıflama Hapı
  • Meksika Acı Biber Hapı
  • HcG damla
  • Maurers Zayıflama Kapsülü
  • İzlanda Yosun Tableti
  • XLS Medical iştah Azaltıcı
  • Solea Zayıflama Hapı
  • Summer 7 Keto

Yukarıda piyasada en çok satılan zayıflama haplarının zayıflama kapsüllerinin isimlerini görüyorsunuz. Aşağıda ki listede ölümle sonuçlanan birçok vakası bulunduğu halde satışı illegal yollarla devam eden satışı yasak zayıflama haplarının listesi bulunmakta.

Satışı yasaklanmış ve Kullanımı ölüme kadar sonuçlanan zayıflama hapları

  • Lida - zararlı ve satışı yasak.
  • Fx15- zararlı ve satışı yasak.
  • RX1- zararlı ve satışı yasak.

Yasaklanmış zayıflama haplarının tüm listesini incelemek istiyorsanız daha önce yayınlamış olduğumuz yasak zayıflama hapları listeli yazımızı okuyabilirsiniz.

Diğer satışı yasaklanmış zayıflama hapı yazımızıda incelemenizi öneririz.

Tarkanın Zayıflama Formülü !

Ünlü şarkıcı Tarkan Nasıl zayıfladı? Ünlülerin kilo verme ve zayıflama sırları adından daha önce bir yazı yazmıştık. Her kişi kendi bünyesine ve kendi ihtiyaçlarına göre diyet formülü bulmalı ve o diyet yöntemini kullanmalı diye belirtmiştik. Fakat işin birazda magazinine kaçarak tarkanın aslında pekte mucizevi olmayan (nedense her zayıflayan için “mucizevi zayıflama formülü ile zayıfladı” haberleri yapılır) zayıflama kilo verme yöntemini sizlerle paylaşıyoruz. Not , haber 2009 yılının haberidir. Fakat geçerliliği hala vardır.

Tarkanın Zayıflama Formülü  Tarkanın Zayıflama Formülü !

Ünlü şarkıcı Tarkan Nasıl zayıfladı


Tarkan 10 kilo vermesinin sırrını açıkladı: “Bilge`yle bol bol film izleyip, abur cubur yiyorduk. Ayrılık acısıyla abur cuburu kestim ve spora başladım”..

Ünlü şarkıcı Tarkan, önceki gece İstanbul`daki W Otel`de Ali Ağaoğlu ve manken Ece Gürsel`le buluşacağı yemek öncesi gazetecilerle sohbet etti.

Tarkan`ın plakasını taktırdıktan sonra trafiğe çıktığı hibrid otomobili da objektiflere takılırken “Arabalarım hakkında çok yazıp çiziyorlar; çok kızıyorum. Porsche hayalimdi.

Almanya`da çocukken Porsche vitrinlerine gidip ellerimi dayar, saatlerce seyrederdim. Hayalim gerçek oldu” dedi.

`Gece Sadece Su İçiyorum` (Siz belkide yatıyorsunuz..)

Sanatçı, 10 kilo vermesinin sırrını da açıkladı. Tarkan, eski sevgilisi Bilge Öztürk ile birlikteyken bol bol film izlediklerini ve devamlı abur cubur tükettiğini, ilişkileri bittikten sonra ayrılık acısıyla abur cuburu kesip spora başladığını söyledi.

Güne iki kayısı ve bir bardak ılık su içerek başladığını, kahvaltıda ekmeği iki dilimle sınırladığını belirten sanatçı, öğle ve akşam salata ağırlıklı beslendiğini kaydetti. Tarkan beslenmesinin sırrının, akşam 20.00`den sonra sudan başka bir şey yiyip içmemesi olduğunu belirtti.

En hızlı zayıflatan diyet yöntemi!

En hızlı ve sağlıklı bir diyet yöntemi öğrenmek istermisiniz? Hem hızlı bir şekilde hem de sağlığınızı bozmadan, düzenli spor yaparak zayıflamak, kilo vermek istiyorsanız 7 ayda 40 kilo verdiren en hızlı ve en sağlıklı diyet ve zayıflama yöntemini mutlaka sizde uygulamalısınız. Sürenin 7 ay gibi uzun olmasının nedeni de çok açık aslında, çünkü sağlıklı kilo veriyor, spor yaparak vücudunuzu güçlendiriyor, bir yandan yiyeceklerinize dikkat ederek çok daha sağlıklı bir beslenme programı uyguluyorsunuz. Başarılı bir diyet yönteminde olması gereken herşey var!

Dört yıl önce çocuğunu dünyaya getirdiğinde 98 kilo olan ve 3 yıl bu kilo ile yürümekte ve nefes almakta güçlük çeken Çakıcı, geçen yıl 19 Mayıs’ta eşinin de yönlendirmesiyle spora başladı.

en hızlı diyet yöntemi ve diyet zayıflama kilo verme 300x193 En hızlı zayıflatan diyet yöntemi!

diyet yöntemi


Spor salonunda haftanın 3 günü 1.5 saat spor yapan Çakıcı, uyguladığı diyet programıyla da hamilelikte aldığı kiloları yeniden vermeye başladı. 7 ay sonunda 38 kilo veren ve yeniden evlenmeden önceki haline dönmeyi başaran Çakıcı, azmiyle çevresindekileri de şaşırttı.
Kilo vermesinde sporun büyük etkisi olduğunu belirten Çakıcı, çok yoğun bir diyet uygulamadığını, fazla su tüketip, kilo almasına neden olacak yiyeceklerden uzak durduğunu söyledi. Kilolu dönemindeki fotoğraflara bakan herkesin şimdiki halini gördüğünde şaşırdığını anlatan Çakıcı, “Spora başladıktan 1 ay sonra kilo vermeye başladım. 4 ay sonra 30 kilo vermiştim bile. Daha sonra 3 aylık süreçte ise daha yavaş kilo verdim. 7 ay sonra 60 kiloya düştüm. Şu anda çok iyiyim. Artık kot pantolon giymeye başladım. Kiloluyken bedenime göre bulup giyemiyordum. En büyük hayalimdi kot pantolon giyebilmek” dedi.
Kilo vermek isteyenlere diyetle birlikte mutlaka spor yapma tavsiyesinde bulunan Çakıcı, “Düzenli spor şart. Halen spora devam ediyorum. Çünkü sporu bıraktığım zaman vücudumda şişkinlik hissediyorum. Sporu da çok seviyorum ve gerçekten hakkını vererek spor yapıyorum” diye konuştu.

Pembe Maske – Pembe Maske Kullanıcı Yorumları

Pembe Maske – Pembe Maske Kullanıcı Yorumları Son zamanlarda kadınlar arasında hayli popüler olan bir ürün. Pembe Maske.

pembe maske pembe maske yorumları 300x154 Pembe Maske   Pembe Maske Kullanıcı Yorumları

pembe maske


Pembe Maske Kullananlar, Pembe maske Sipariş edenler sitemize Pembe maske kullanıcı yorumlarını ekleyebilirler.

İŞTE PEMBE MASKE TANITIMI!

Son günlerde güzellik merkezlerinde en çok konuşulan uygulamalarının pembe maske olduğunu belirten Kozmetisyen Nesrin Sürer, ünlüler dünyasında da oldukça popüler olan pembe maskenin yararlarını ve uygulama alanlarını anlattı…

Pembe maskeyle ünlüleri hem gençleştirip hem de güzelleştiren Enes Bio Estetik Center’ın sahiplerinden Kozmetisyen Nesrin Sürer, “Özge Özberk’in cilt sorununu da, Tuba Büyüküstün’ün düşük kalçası ve basen problemini de pembe maske düzelttik.” diyor.

İşte Kozmetisyen Nesrin Sürer’in pembe maske hakkında merak edilen sorulara verdiği cevaplar…

- Ne zamandan beri pembe maske yapıyorsunuz?

1987 yılından beri pembe maske yapıyoruz. Tahsilimizi Avrupa’da yaptık. Okul bittikten sonra da uzman olarak çalıştık. Önce Erenköy’de merkez açtık ardından geçen yıl Nişantaşı’na taşındık. Burada doğal maddelerle uygulama yapıyoruz.

Pembe maskenin yan etkisi yok!

- Pembe maskenin içinde ne var?

İçeriğinde doğal bitki kökleri var. Zaten rengini de doğal bitki köklerinden alıyor. Maskenin içinde doğal ısınmayı sağlayan kristal tuzlar bulunuyor. Dolayısıyla hemen ısınıyor. Isınma yeni hücre oluşumunu tetikliyor. Maskenin içindeki maddeler kişiye özel olarak değişiyor.

- Pembe maskeyi hangi yaş grubuna uyguluyorsunuz?

10 yaşındaki kişiye değil ama 15 yaşında akne problemi yaşayan kişilere uygulayabiliyoruz. Bu maskemizin özelliği cildi dengeye kavuşturması… Kişi krem sürer, ilaç sürer, bir türlü cildinde iyileşme göremez. Biz bu maskeyle cildin tazeliğe kavuşmasını sağlıyoruz. Bu maskenin yan etkisi hiç yok çünkü tamamen doğal!

- Gamze Özçelik, Zuhal Olcay, Seda Özer, Tuba Büyüküstün… Başka hangi sanatçılar size geliyor?

Çok var. Bizim en eski müşterimiz Zuhal Olcay… Lale Mansur, Şerif Sezer de gelen isimler arasında… Ama Şerif Hanım’a farklı bir çalışma uyguladık. Yüz kaslarını güçlendirdik. İçinde pembe maske, oksijenin de bulunduğu bir tedaviyle cildini sağlığına kavuşturduk.

- Sanatçılardan en çok hangisinin yüzü uğraştırdı sizi. Zuhal Hanım en eski müşteriniz olduğuna göre onun cildi mi?

Zuhal (Olcay) Hanım, zaten doğal yaşama ve kişisel bakımına da önem veren biri… Sanatçılarımız içinde en doğallarından biri diyebilirim.

- Pembe maskenin içeriği kişiye göre değişiyor mu?

Hayır. Burada yaptığımız her çalışmayı kişiye özel yapıyoruz. Mesela; bir sene evvel Özge Özberk geldi. Onun çok kuru ve hassas bir cildi var. Bu yüzden de kırışmıştı. Özge’ye kırışık önleyici bir tedavi yaptık.

Popoyu kaldırıyoruz!

- Pembe maske vücuda uygulanır mı?

Bu maskenin özelliği ısınıp soğuması… Ürünü cilt altına indirmesi… Maskenin ısınıp soğumasıyla cilt sıkılaşıyor. Bu da bayanların bacaklara ve popolarındaki düşüklüğe iyi geliyor. Tuba Büyüküstün’nün kalçası düşüktü, baseni vardı. Bu sorununu pembe maskeyle düzelttik.

- Peki siz kendinize de bu maskeyi yapıyor musunuz?

Tabii ki 10 günde bir, 15 günde bir yapıyoruz. Cildi mevsime hazırlamak için güneşe çıkmadan önce, sonra ve kışa hazırlanırken bu maskeyi uyguluyoruz. Çünkü mevsimsel olarak cilt değişime uğruyor. Direkt güneşe çıkmadan cildi hazırlamak gerekiyor.

Diyet Uzmanı Berrin Yiğit’ten tüyolar.

Fazla kilolar yüzünden psikolojik problemler yaşayan binlerce kadın var. Ne yesem yarıyor, hatta su içsem bile kilo alıyorum diyenler çoktur. Uzmanlar kilo alımında fizyolojik faktörlerin yanında çevresel faktörlerin de bunda etkili olduğunu söylüyor. İş yemekleri, arkadaş toplantıları, reklamı yapılan enfes tatlar, bizleri yemeye zorlar. Sonrası malum. Bu konularda uzman diyetisyen Berrin Yiğitin  yaptığı önerileri sizler için derledik.

Total yağ alımınızı kontrol edin, doymuş yağları azaltın, Omega 3 tüketiminizi artırın.

Hayvansal kaynaklı besinler, hazır gıdalarda bolca bulunan doymuş yağlardan uzak durmalı, daha çok omega 3 almalısınız. Bunun için haftanın 3 günü alabalık, sardalya, somon veya ton balığı tüketin, yeşil yapraklı sebzelere diyetinizde bolca yer evrin.

Daha çok posalı, tam tahıl ve doğal ürünleri tüketin. Ayrıca daha kolay yollarından lif ihtiyacınızı karşılamak için diyet lifleri satılmaktadır yemeklerinize veya içeceklerinize ekleyerek günlük ihtiyacınızı kolay yollardan karşılayabilirsiniz. Hem doygunluk hissiniz artacak hem barsak aktivitelerinizin hızlanacaktır.

Günde 2-5 porsiyon meyve, 2-8 porsiyon sebze tüketmek hem kalp-damar hastalıklarına, hem de bazı kanser türlerine karşı korunma sağlıyor.

Kızılcık kompostosu veya şekersiz marmelat yapın, ara öğünlerde ve kahvaltılarda tüketin.

Alkol yağlanmayı artırıcı, kilo yapıcı olduğu kadar, pek çok sinir, mide, karaciğer rahatsızlıklarına da neden olur. Hiç tüketmemeye çalışın.

Probiyotik yoğurt pek çok sıkıntınızı yok edebilir ayrıca kalsiyum kilo kaybına da yardımcıdır.

Belli aralıklarla arının bunun için 1-2 gün bir uzman gözetiminde likit, özel içeceklerle beslenin, öğün sıklığınızı artırın, bitki çayları tüketimini kontrollü olarak artırın.

Kuruyemişlerde yağlı ve kalorilidir ama yararlıdırlar da. Miktarlarına dikkat ederek her gün, farklı bir kuruyemiş tüketmelisiniz. Fındık, badem ve ceviz ilk alternatifleriniz olmalıdır. Son zamanlarda piyasaya yeni giren yağ içeriği daha yüksek Brezilya usulü fıstıklardan mümkün olduğunca uzak durmaya çalışın. Keten tohumu da bir tür yağlı tohumdur, günde 2-3 tatlı kaşığını geçmeyecek şekilde kullanabilirsiniz.

Böğürtlengiller, koyu yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı şarap ve üzüm suyu, tam tahıllar ve kepekli pirinç, ceviz, fındık, badem, balık, zeytinyağı, sarımsak, soya ve kefir olmazsa olmazlarınız olsun.

Uyanır uyanmaz oda ısısında 1 büyük bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin. Barsaklarınız tembelleştiyse 1 dilim kabuklu limonu sıcak suya atın, ılınıncaya kadar bekletin ve için.

Tuzu kesmeyin ama mutlaka azaltın. Günde tüm yiyeceklerden ve sofra tuzundan alacağınız miktar en fazla 1 çay kaşığı kadar olmalıdır bu da yemeklere tadına bile bakmadan fazladan tuz ekleme alışkanlığınızı kesmeniz anlamına gelmektedir.

Şeker ve şekerli ürünler tüketmeyin, ihtiyacınız olan şeker yediğimiz pek çok besinin vücutta glukoza dönüşmesiyle karşılanmaktadır. Unutmayın ekstra her kalori size uzun vadede fark ettirmeden kilo olarak geri dönmektedir.

Baharatlar stimule edici, canlandırıcı etkileriyle vücudun temizlenmesine yardımcı olur. Özellikle taze zencefil, kimyon, biberiye muskad, ve kişniş tohumunun güçlü toksin atıcı etkilerinden faydalanılmalıdır.

Dez ile kilo kontrol programı

Diyet söz konusu olduğunda uzmanların belirttiği birkaç noktayı göz önünde bulundurmalıdır. Her türlü diyet öncelikle güvenli olmalıdır, günlük ihtiyacımız olan vitaminler, minareller, proteinler ve çok önemli sıvı ihtiyacı mutlak surette karşılanmalıdır. Unutmamamız gerekir ki vücudumuz uykuda dahi gerekli enerjisini gıdalar vasıtasıyla temin etmektedir.

Kilo vermek, sadece bir görünüş problemi değildir. Birçok hastalığın habercisi olabileceği gibi kilo problemleri tüm dünyada önde gelen sağlık konuları arasında yer almaktadır.

Günümüzde dünyanın hemen her yerinde gerek sağlık gerekse güzellik açısından sağlıklı görünüm kazanmak isteyen herkesin türlü diyet yaptıkları, enerjisi kısıtlanmış gıda ve takviyeleri için milyonlarca para harcadığı bir gerçektir. Ne yazık ki birçok konuda olduğu gibi uzman görüş sahipleri veya araştırmacıların belirttiği raporlar doğrultusunda yapılmayan fiillerin sonuçlarında çıkabilecek kötü sonuçlar diyet ve kilo problemleri konusunda da geçerlidir. Zira bilinçsiz yapılan diyetlerin çoğu kez kilo vermek yerine vücudun kimyasını tamamen bozduğu daha kötüsü ölümle sonuçlanan vakalara kadar uzandığı veya başka hastalıklara sebebiyet verdiği gözlemlenmiştir..

DEZ YARDIMI İLE KİLO KONTROL PROGRAMI:

DEZ ‘e START (Başlangıç) ürünü ile başlayacaksınız.

DEZ START ÜRÜNÜNÜN KULLANIMI VE SÜRESİ:

İLK İKİ GÜN
200 ml. (mililitre) az yağlı (%1.5) süt ile 4 ölçüm kaşığı DEZ START ürünü günde 3 saat ara ile 5 defa alınacak. Bu ürün iki gün kullanılacaktır. Ayrıca bu süre içerisinde günlük 2-3 litre su içilmesi sağlıklı bir diyet için çok önemlidir.

Diyetin başarısı için ilk iki gün çok önemlidir.

ÜÇÜNCÜ GÜN
Üçüncü gün sabah 11:00′e kadar sabah kahvaltısı yapılacak. Kahvaltıda
2-3 dilim çavdar ekmeği, peynir (bir dilim), reçel veya bal (bir dilim ekmek ile birlikte), haşlanmış yumurta, 5-7 adet zeytin, sebzelerden havuç, marul, biber, domates ve salatalık yenilebilir.

Kahvaltıdan 5 saat sonra 2. DEZ kutusuna öğle yemeği yerine başlanacaktır. Örneğin sabah saat 10.00 ‘da kahvaltı yaptığınızda saat 15:00′de 2. kutuyu öğle yemeği yerine alacaksınız.

Tekrar 5 saat sonra yani saat 20:00′de akşam yemeği yerine yine 2. kutuyu alacaksınız. 2. kutu (büyük kutu) 300ml. (mililitre) az yağlı süt (%1.5) veya yoğurt ile, 2 ölçüm kaşığı DEZ öğle yemeği ve akşam yemeği yerine alınacaktır. Başlangıçta büyük kutu 5 saat aralar ile 2 kez alınacaktır. Kendinizi çok aç 2 hissederseniz domates, yeşillik, biber veya salatalık yiyebilirsiniz. Arada rejimi bozacak yiyeceklerden özellikle sucuk, salam, çikolata, kızartmalar ve meyve (meyvede şeker olduğu için diyet süresince meyve yememeye dikkat edilmelidir), yağlı yiyeceklerden uzak durun. Diyetin başarılı olması size bağlıdır.

DİYETİN SONA ERMESİ
Hedeflenen kiloya 3 kilo kalıncaya kadar sadece sabahları kahvaltı yapılacak ve iki öğün DEZ kullanılacaktır. Amaçlanan kiloya 3 kilo kaldıktan sonra yine en geç sabah 11:00′e kadar kahvaltı yapılacak, bunun ardından 5 saat sonra normal öğle yemeği yenilecek ve akşamları sadece DEZ alınacaktır.

Örneğin: 70 kilo olup 15 kilo vermek isteyen bir kişi, 12 kilo verinceye kadar, sadece kahvaltı yapacak öğle ve akşam sadece DEZ alacaktır. 12 kilo verip 58 kiloya düştükten sonra verilen kiloların yeniden alınmaması için kahvaltıdan 5 saat sonra ürün yerine öğle yemeği yenilecek DEZ sadece akşam alınacaktır.

Bu uygulama istenilen ideal kiloya varılıncaya kadar devam edecektir. İstenilen kiloya erişince diyet ürünü kesilecektir. Diyet ürünü ile VERİLEN KİLOLARIN YENİDEN ALINMAMASI İÇİN düzenli yemek yeme alışkanlığının korunması gerekmektedir. Özelikle sabah kahvaltılarına önem verilmesi gerekir.

Diyet süresince günde 2-3 litre su içilmelidir. Bunun yanı sıra çay, kahve, içilebilir (meyve suyu içilmez). Şeker ve tansiyon hastaları doktor kontrolünde kullanabilir.

Almanya Sağlık Bakanlığı ve T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı 23.02.2009 tarih ve 0934001002 nolu kontrol belgesi ile ithal edilmiştir. Bakanlıklar tarafından onaylı DEZ kilo kontrol ürünleri yardımıyla, ideal ölçülere kavuşmak artık daha kolay… Almanya’da uzun araştırmalar sonucunda üretilen, yüzlerce insanın kullandığı ve çok kısa süre içinde, sağlıklı ve zinde kalarak formunu korumayı başardığı DEZ ürünleri artık TÜRKİYE’de…Deneyin, siz de kısa süre içinde arzuladığınız ideal ölçülere kavuşun.

Kestane Balı Nedir? Kestane Balı

Kestane Balı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından kullanıldığı ve yakın çevresine önerildiği belirtilen önemi bir bitkisel. Bu yazıda kestane balı nedir, Kestane balı hakkında bilgilere yer verirken, Kestane Balı Kullanıcı yorumlarını bu sayfamızda toplayarak Kestane balı kullanmayı düşünen kişileri bilgilendirmeyi amaçlıyoruz.

Kestane balı aktarlarda kilogramla satılmakta. Bir kilogramı 60 tl civarı olan bu ürün, 2 kg Kestane balı ürünü 100 tl.

kestane balı kestane balı kullanıcı yorumları kestane balı sipariş 175x300 Kestane Balı Nedir? Kestane Balı

kestane bal


İşte Kestane Balı Faydaları

Ben kestane balını sade tüketmeyi severim. Sabahları aç karnına yarım çorba kaşığı kestane balı tabiri caizse vücudu temizler. İdrar yolları, böbreklerleri rahatlatır (küçük abdestinizden anlayabilirsiniz), kanı sulandırır, mideyi rahatlatır (ilk başlara hafif yanma hissi verebilir), enerji verir, doğal olduğu için kanserle mücadele eder (vücudu arındırarak), ılık su ile alındığında kabızlığa iyi gelir, uzun süre kullanımda (8-10 ay) kendi kendinize de hissedebileceğiniz gibi vücudunuzda bir dinçlik, bir kuvvet hissedersiniz (halsizliğe iyi gelir), solunum yollarında rahatlama oluşturur, ökürüğe iyi gelir, balgam sökücüdür.

Şimdilik bu kadar hatırlıyorum kendi deneyimlerimden, aklıma geldikçe ek yapacağım.
Kestane balının Sağlığa Faydaları ve Üstün Özellikleri

Kestane balının sağlığa etkilerine her gün bir yenisi ekleniyor.

Kestane ve Çiçek Ballarının Antioksidan ve Antimikrobiyal Yönden Karşılaştırılması
Sevgi KOLAYLI, Murat KÜÇÜK, Esra ULUSOY, Ali Osman SARIKAYA, Şengül KARAOĞLU, Celal DURAN

Karadeniz Teknik Üniversite , Fen- Edebiyat Fakültesi, Kimya Bölümü, Trabzon

Yapılan araştırmaya göre; kestane balında anti oksidan seviyesi diğer çiçek ballarına göre %60 daha yüksek bulunumuş. Bu da sizi ve ailenizin kansere yakalanma riskinizi bu kadar daha azalttığını ortaya koymaya yetiyor.

Kalp dostu, Kalbe Faydalı Kestane Balı

Kalp damarlarının açılmasına ve kan dolaşımının hızlanmasına yardımcı olan kestane balının kalbi korumada etkili olduğu bildirildi.

Balın içerdiği glikozun kalp kaslarını beslediğini ve kalp kaslarının metabolizma işlevini düzenlediğini, dolayısıyla kalp damarlarının açılmasına ve kan dolaşımının hızlanmasına yardımcı olduğunu belirten uzmanlar, her gün 50-75 gram tüketilen balın kalbi korumada etkili olduğunu kaydetti.

Balın kalın bağırsak enfeksiyonu, kronik kabızlık ve özellikle yaşlılarda ve hamile kadınlarda sık sık rastlanan kabızlığın giderilmesinde de etkili olduğunu vurgulayan uzmanlar, her gün sabah ve akşam olmak üzere aç karnına 25 gram kestane balı yenmesinin, mide ve bağırsakların işlevlerini düzenlediğini ayrıca, mide ve 12 parmak bağırsağı ülserleri, mide ağrısı, sindirim sorunu, kronik mide enfeksiyonu gibi hastalıkların tedavisine de yardımcı olduğunu söyledi.

Enfeksiyonlara karşı etkili olan balın, yaraları iyileştirme ve sindirim sistemini güçlendirme gibi işlevlere de sahip olduğuna dikkat çeken uzmanlar, mideyi beslemek ve bağırsakları çalıştırmak isteyenlerin günde birkaç kez ballı muz yemelerini tavsiye etti.

Uzmanlar, kestane balının akciğeri nemlendirme, öksürüğü giderme ve ağrıları dindirmenin yanı sıra vücutta sakinleştirici bir etki yaratarak, uykuya da yardımcı olduğunu kaydetti.

Diyet yapmadan kilo vermenin sırları

Aşırı kilolar çağımızın problemi oldu. Bu işten en çok hayıflanan kadınlar, Güzel görünmek, her şeyi giyebilmek, incecik bir vücuda sahip olabilmek, büyük çoğunluğun hayali. Diyetisyenlere, ilaçlara harcanan paralar. Bu işin başka yolu yokmu. Bunu araştırmış uzmanlar ve ortaya 4 günde yapılabilecekler diye bir çalışma çıkmış.

Yememe konusunda kendinizi zorlamayın

Arkadaşlarınızla birlikte bir restorana gittiniz ve yemeklerinizi yedikten sonra herkes tatlı siparişi vermek istedi. Siz ise fazla kilolarınızı düşünerek bir dilim kekten uzak durmayı tercih ettiniz. Bu şekilde davranarak, hormonlarınızın pompalanmasına ve yemek yeme isteğinizin artıp vücudunuzda yağ depolanmasına sebep olursunuz.

Yapılan bir araştırma, kalori alımı yüzde 50′ye düşürülen bir grup insanın altı ay içinde yemek konusunda takıntılı bir şekilde davranmaya başladığını ortaya çıkardı. Bu insanlar hem aşırı miktarda yemek tüketiyor hem de depresif hareketler sergiliyorlardı. Uzmanlar buradan yola çıkarak, inkar etme yönteminin kilo verme konusunda hiçbir yardımı olmadığını ortaya çıkardı.

4 günde yapılabilecekler: Tehdit altında hissetmek ve yoksun kalma düşüncesi, normalden daha fazla yemek yemenize sebep olur. Bu durumdan kaçınmak için kendinizi sakinleştirmenin bir yolunu bulmanız gerekiyor. Aç olmadığınız bir zaman dilimini seçerek yalnız olabileceğiniz bir yere gidin. 10 dakika boyunca derin derin nefes alın. Nefesinizi verirken, sakinleştirici bir etkiye sahip olan, “Her şey yolunda” cümlesini yüksek sesle söyleyin. Bu egzersizi yaparken kendinizi stres altında hissederseniz, ağzınızda stres hormonlarının sebep olduğu acı bir tat oluşur. Bu egzersiz, diğer kilo verme stratejilerinin temelini oluşturur. İyice rahatlayana kadar bu yöntemi uygulayabilirsiniz.

Nasıl hep zayıf kalırsınız?

Yaşadığınız ortam; çok fazla yemek yemeniz ya da sağlıklı beslenmeniz konusunda önemli rol oynar Herhangi bir stres anında çikolataya uzanmanıza sebep olan çevrenizden uzaklaşarak, sizi mutlu edecek bir ortam yaratmaya çalışın.

Bağımlılık konusunda yapılan bir araştırma , kafeste tutulan farelerin morfin katılmış suya bağımlı hale geldiğini ortaya çıkardı. Kafesin dışında kalanlar ise bu sudan uzak durmayı tercih ettiler. Yani, kendinizi ne kadar özgür hissederseniz, kaygılarınızı gidermek için dış kaynaklara o kadar az başvurursunuz.

4 günde yapılabilecekler: Kendinizi tuzağa düşmüş hissettiren insanlar, yerler ve durumların listesini çıkartın. Sonra bunların ortak noktasını bulmaya çalışın. En sonunda, sizi sakinleştiren şeylerin bir listesini çıkartın. Birinci listedekileri eleyin ve ikincidekileri hayatınıza daha çok dahil edin. Bu şekilde sizi hayal kırıklığına uğratan şeylerden uzak durarak sağlıklı bir birey haline gelebilirsiniz.

Tabakta yemek bırakmanın yolları

Çoğumuz , karnımız doysa bile, yemeğin çöpe gitmemesi için tabağımızdaki her şeyi bitirmeye çalışırız. Küçüklüğümüzden beri bırakamadığımız bu alışkanlık, kilo verme konusunda en büyük engellerden biridir.

Çok değişik besinlerle kuşatıldığımız halde, psikolojiniz ormanda kaybolmuş ve yemek arıyormuşsunuz gibi davranmanıza sebep olur. Doğuyoruz, büyüyoruz, besleniyoruz ve yemek yemeyi bir fırsatçılık olarak görmeye başlıyoruz. Yani, yemek önümüze konulduğunda onu tamamen bitirmek isteyen bir anlayış oluşturuyoruz.

4 günde yapılabilecekler: Bu egzersizi, en sevdiğiniz ‘yasaklı’ yiyecek için uygulamadan önce, daha az sevdiğiniz bir yemekle deneyin. Acıkana kadar bekleyin ve sonra tabağınızı yemekle doldurun. Her lokmada doygunluk hissinizi ölçün. Sıfır; aç, 10; tok anlamına gelsin. Çatal ve bıçağınızı bırakmadan önce, ölçünün sekiz olduğundan emin olun. Bir panik atak hissi yaşamadan daha az sevdiğiniz bir yemeği tabakta bırakabiliyorsanız, aynı egzersizi en sevdiğiniz yemekle de deneyebilirsiniz. Bu yemek yeme stilini her gün tekrarlayabilirsiniz. Dört gün boyunca her yemeğin sonunda tabağınızda biraz yemek bırakarak bunu yapmaya devam edin. Bu konuda alışkanlık kazandığınızı göreceksiniz.

Ruhunuzu besleyin

Öğünler arasında zararsız abur cuburlardan tükettiğinizde karnınızda oluşan tokluk hissi, öğünleri daha hafif bir şekilde atlatmanızı sağlar.

Cips, çikolata gibi abur cuburları hayatınızdan çıkarmalı ve sizi aynı şekilde mutlu edebilecek hobiler edinmelisiniz. Bir şeyler yemek istediğinizde, aklınıza abur cubur dışında başka şeyler getirerek açlık hissinden uzaklaşabilirsiniz.

Koşu bandında veya açık havada koşabildiğiniz kadar koşun. İyice yorulduktan sonra yoğun bir açlık hissetmeye başlarsınız. Vücudun verdiği bu açlık reaksiyonu, stres hormonlarının artmasına ve beynin tatlı tüketmeniz konusunda sizi teşvik etmesine sebep olur. Böyle bir durumda aşık olduğunuz o ilk anı düşünerek kendinizi iyi hissetmenizi sağlayan hormonların salgılanmasını sağlayın. Beyninize talimat vererek yağdan uzak durmasını tembihleyebilirsiniz.

4 günde yapılabilecekler: Sevgilinizle evi toplamak gibi sizi abur cubur tüketmekten uzak tutacak şeylerin listesini çıkartın. Bunların, sizi zararlı besinler tüketmenin zevkiyle aynı derecede mutlu edeceğinden emin olun. Bu egzersizleri yaptıktan sonra sorunun kaloriyle ilgili olmadığını anlayabilirsiniz. Tavsiyelerimiz sayesinde ideal kilonuza ulaşabileceğinizi göreceksiniz. Ayrıca yemek yeme alışkanlıkları konusunda kendinizi eğiterek incelmenin yanında daha mutlu ve sakin bir insan haline gelmeniz de mümkün.

Doğum sonrası fazla kilolardan kurtulmak

Doğum sonrası bütün kadınların genel sorunudur. Gerek fazla besin tüketmekten, gerek hormon dengesinin bozulmasından ve gerekse vücuttaki ağırlık nedeniyle az hareket sebepleriyle her doğum yapan kadının kilo fazlası bulunur. Bu fazlalık bünyeye göre değişmekle beraber, genellikle 10 kg civarındadır.

ScreenHunter 21 Mar. 11 12.19 150x150 Doğum sonrası fazla kilolardan kurtulmakmoz screenshot Doğum sonrası fazla kilolardan kurtulmakmoz screenshot 1 Doğum sonrası fazla kilolardan kurtulmak

HEM HIZLI HEM SAĞLIKLI ZAYIFLANIR MI?
Elbette mümkündür vücut matematik gibidir kaloriyi fazla alırsanız kilo alırsınız kaloriyi düşürürseniz zayıflama kaçınılmazdır ama önemli olan düzenli ve dengeli beslenme ile bu sorun çok rahat çözümlenebilir vücut ritmi 6 öğüne programlanmıştır 3 ana 3 ara öğün ve düzenli beslenildiği sürece kolorinizide kısıtlarsanız sağlıklı bir şekilde zayıflayabilirsiniz hız biraz da kişinin metabolizması yaşı kaçıncı hamileliği ile de yakından ilgilidir.

NEDEN BAZILARI DOĞUM SONRASI HIZLI KİLO VERİR?
Burda vurgulanması gereken en önemli ayrıntı düz mantıkta düşünmeleri ve vücutlarını iyi tanımadan geçer sonuç itibariyle BMI yani vücut kitle oranınızın normalin altı ve normal sınırlarda hamile kalır ve hamilelik boyuncada kendinizi kontrollü bir şekilde kadın doğum uzmanınızın uygun gördüğü şekilde kilo alırsanız doğum sonrası da hızlı bir şekilde kilo verebilirsiniz ama bunların tam tersi durumda yani hamile kalmadan vücudunuzdaki yağ fazla ve hamilelik boyunca çok fazla kilo alırsanız sonrası elbette kilo vücudunuzda kalacaktır.

DOĞUMDAN NE KADAR SONRA SPORA BAŞLANABİLİR?
Normal doğumu takiben 1. ay sezeryanı takiben 3. ay içinde spora başlanabilir.

YENİ ANNELERE SPOR TAVSİYESİ
Yeni anneler için en güzel spor vücutlarındaki ödemi de atmalarını sağlayacak kısa süreli yürüyüşlerle başlamaları.

HANGİ YİYECEKLER SÜTÜ ARTIRIR?
Halk arasında çok yanlış inanışlar vardır çok kalorili ve çok şekerli gıdaların süt yaptığı sanılır oysaki Somali’de açlık sınırında yaşayan annelerde sadece buğday ve bulgur lapasıyla beslenmelerine rağmen sütleri olmaktadır ama popüler bilgiler vermek gerekirse havuç, siyah üzüm ve özellikle rezene çayı sütü arttırır.

DOĞRU BİLDİĞİMİZ YANLIŞLAR
En büyük yanlış, annenin emzirmeyi kısa sürdürmesidir vücudunun daha fazla deforme olacağını ve kilo alacağını düşündüğü için emzirmeyi erken keserler oysaki hormonlar tamamen bu süreç için programlanmıştır, bir diğer yanlış da az önce belirttiğim gibi yüksek şeker içeriği olan gıdaların süt yapacağına inanılmasıdır

DOĞUM SONRASI DEFORMASYON NASIL GİDERİLİR?
İlk deformasyon elbette kilo fazlalığı ve oluşan çatlaklardır bunları gidermek çok da kolay değildir ama düzenli beslenme ile kilo fazlalığı giderilebilir.

SARKMALAR İÇİN ÖNERİLER
Hamilelik öncesi selülit ve fazla kilosu olanlar bir an önce bu problemlerinden kurtulmalılar hiçbir vücut deformasyonu kader değildir sadece kişinin kendini iyi tanıması ya da onu tanıtacak bir doktoru bulması gerekliliğidir. Bağ dokunuz ya da vücut profilinizdeki bozukluk ne olursa olsun bunları minimuma indirerek hamile kalmak en önemli koruyucudur.

ÇATLAKLAR, SELÜLİTLER VE VARİSLER
Çatlakların oluşmaması için özellikle son 3 ayda badem sütü ve yağı ile her gün karın çevresi masaj yapmak ve düzenli nefes egzersizleri başlangıç tedavileridir oluşan selülit için hamilelik boyunca yapılan düzenli yürüyüş sonucu etkiler.

VÜCUDU DİRİ GÖSTERECEK FORMÜLLER
Mevcut olan fazlalıklardan kurtulduktan sonra vücudu daha fit ve sıkı gösterecek formül ve gıdaları tüketmek gereklidir. Tüketilen taze sebze ve meyveler aynı zamanda kepekli gıdaların bağırsak hareketini arttırmasıyla çok da sıkı bir karın elde edilebilir.

ZAYIFLADIKTAN SONRA FORMU KORUMAK
Vücudunuzun istediği zor olan değil kolay olandır, yapılacaklar bellidir yağ fazlanızı hesaplayıp ona göre danışmanlık almanızdır.

Bu diyet Yöntemi ile Hastalıklardan Korunun!

Bu diyet Yöntemi ile Hastalıklardan Korunun! Bazı diyet programları ve zayıflama hapları kişilerde çeşitli hastalıklara neden olurken bazı diyet yöntemleri vardır ki kişilerin çok daha sağlıklı yaşaması için bire bir yöntem ve programlardır. İşte bunlardan biri. Kalp hastalıkları riskini azaltan diyeti sizler için hazırladık. Kalp hastalığı olanlar, Kalp hastalığı hakkında sıkıntı ve şikayetlerine çare arayanlar gelecekte kalp hastalığı yaşamak istemeyenler, yakalanmak istemeyenler için başarılı bir diyet ve sağlıklı yaşam programı.

ABD’de orta derecede kalp hastalığı riski olan kişiler üzerinde yapılan araştırma, üç ay Akdeniz diyeti uygulanan bu kişilerde kalp hastalıkları riskinin yüzde 15 gerilediğini ortaya koyuyor.

kalp hastalıkları diyet yöntemi akdeniz diyeti diyet beslenme 300x225 Bu diyet Yöntemi ile Hastalıklardan Korunun!

kalp hastalıkları

Uzmanlar, sağlıklı beslenme trendinin Türk, İtalyan, Yunan, Lübnan, Fas ve Tunus mutfaklarının karışımı olan Akdeniz mutfağında yoğunlaştığını belirterek, sebze, meyve, süt ve ürünleri, doğal kepekli tahıllar, tam buğday ekmeği, kepekli ekmek ve zeytinyağından oluşan Akdeniz diyeti ile kalp ve damar hastalıklarının önüne geçilebileceği tavsiyesinde bulunuyor.

HAFTADA DÖRT KEZ BALIK TÜKETİMİ SİZİN İÇİN!

Uzmanların verdiği bilgiye göre, Akdeniz tarzı beslenme, sebze, meyve, süt ve ürünleri, doğal kepekli tahıllar, tam buğday ekmeği, kepekli ekmek ve zeytinyağından oluşuyor.

Yurt dışında beslenme ve kalp sağılğı ile ilgili yapılan çeşitli araştırmalar, halk arasında Akdeniz diyeti olarak bilinen düşük kolestrol diyetinin, hastalıklardan korunmada önemine dikkat çekiyor.

ABD’de yapılan yeni bir araştırmada, Akdeniz diyetinin üç ayda kalp hastalıkları riskini yüzde 15 oranında gerilettiği saptandı. Araştırma için orta derecede kalp hastalığı riski olan 212 erkek ile kadın seçildi ve bu kişiler üç ay boyunca Akdeniz diyetiyle beslendi.

Akdeniz diyetini uygulayanlar, haftada dört kez balık, haftada bir kez de kırmızı et tüketti. Erkeklerin günde 2, kadınların ise 1 kadeh kırmızı şarap içmesine izin verildi.

Araştırma sonucunda Akdeniz diyetiyle beslenenlerin kolesterol miktarlarının yüzde 7.5 oranında azaldığı saptandı. Akdeniz diyetinin kalp hastalıkları riskini yüzde 15 oranında gerilettiği belirlendi.

FONKSİYONEL BESİNLER

Akdeniz diyetinde bulunan fonksiyonel besinler, havuç, kayısı, turunçgiller, böğürtlen, ahududu, kızılcık ve lahana gibi sebze ve meyvelerden oluşuyor ve C ile E vitaminlerini içeriyor.

LDL oksidasyonunu önlüyor, kan lipitlerini düşürüyor ve kanser riskini azaltıyor. Özel tat veren sarımsak, soğan, pırasa ve lahana gibi sebzeler ise bağışıklığı güçlendiriyor.

Soya fasulyesi ve diğer fındık, fıstık, ceviz, kuru fasulye, nohut gibi baklagiller E vitamini, selenyum, çinko ve diyet posası içeriyor. Kan lipidlerini düşürüyor, toksik ögeleri etkisizleştiriyor ve kan şekerini denetliyor.

YOĞURT VE YEŞİL ÇAY

Yeşil çay ise karsinojenleri (kanserojenleri), toksin ve mikropları etkisizleştiriliyor. Yoğurt ve probiyotikler, laktikasit bakterileri içeriyor ve bağırsak enfeksiyonlarını iyileştiriyor, kolon kanseri riskini azaltma eğilimi gösteriyor.

Kalsiyum açısından zengin olan yağı azaltılmış süt ve süt ürünleri ise osteoporoz riskini azaltıyor.

İşte Akdeniz Diyeti Uygulamak isteyenler için Akdeniz Diyetinin Örnek Menüsü

Sabah: Yağsız veya az yağlı süt, yağsız ya da az yağlı peynirler, zeytin, çiğ sebzeler (domates, salatalık, sivri biber), taze ve kuru meyveler (kayısı, erik, üzüm, incir) />
Ara öğünler: Yağsız yoğurt, meyve, taze sebze (salatalık, domates, biber, kabak) />
Öğle ve akşam: Balık, sebze yemeği, salata, meyve, makarna veya kuskus, yoğurt ya da salata, meyve ile 1-2 bardak kırmızı şarap. Kuru baklagil ve sebze karışımı.