Zahter bitkisi ile vücut Yaralarınıza son!

Zahter bitkisi, zahter nedir, ve Zahter bitkisinin faydaları sitemize geçtiğimiz aydan beri en çok sorulan bitkisel ürünlerin başında geliyor. Zahter bitkisi kekiğe benzer bir ürün olmakla beraber Yanıklara özellikle de yaralara çok iyi gelen, vücudu ve cildi güzelleştiren önemli bir bitki.
Cilt bakımında özellikle kullanılması önerilen Zahter bitkisi ile Yanık ve yaralarınıza da eşsiz miktarda bir fayda sağlayarak yanık ve yaraların bir an önce ciltten yok olmasına yardımcı oluyor.
Zahter bitkisi ile vücut Yaralarınıza son!

zahter ve zahter bitkisi nedir faydaları zahter Zahter bitkisi ile vücut Yaralarınıza son!

işte meşhur zahter bitkisi


Hatay yöresinde özellikle Amanos Dağları’nda yetişen ve kekiğe benzerliği ile bilinen “zahter” bitkisinin vücuttaki yaralar üzerindeki iyileştirici özelliği kullanılarak, yara örtüsü üretildi.

Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) ile Romanya Ulusal Deri ve Tekstil Araştırma Geliştirme Enstitüsü tarafından yürütülen ortak çalışmayla, vücutta oluşan yara ve yanıklara karşı zahter bitkisinden, bazı maddelerin birleşimiyle yeni nesil bir yara örtücü biyomalzeme elde edildiği bildirildi.
MKÜ Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Alpaslan Kaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bölgede yoğun olarak bulunan ve antioksidan özelliğe sahip zahteri kullanarak “Cilt Enfeksiyonlarına Karşı Uçucu Yağ ve Seolit ile Desteklenmiş Kollajen Biometaryallerin Elde Edilmesi Projesi”ni hazırladıklarını söyledi.
Romanya ile iş birliği içerisinde hazırladıkları projenin TÜBİTAK tarafından da onaylandığını ifade eden Kaya, proje kapsamında zahterin de yer aldığı karışımla yara örtüsü ürününü geliştirdiklerini kaydetti.
Geliştirilen yara örtücü biyomalzemeyle cilt üzerinde oluşan yara ve yanıkların enfeksiyon kapmadan daha kısa sürede iyileşmesine imkan sağladığını vurgulayan Kaya, şöyle devam etti:
“Proje kapsamında, Hatay’da genellikle dağlarda bulunan ve toplanması zahmetli olan ve kekiğe benzerliğiyle bilenen zahterin öncelikle yağını elde ettik. Zahteri tercih etme nedenimiz içindeki uçucu yağın fazlalığı, antioksidan, antibakteriyal, antiviral ve analjezik etkiye sahip olması. Bu yağla büyükbaş hayvanların derisinin derma tabakasından elde edilen proteini ve zeoliti de ekleyerek laboratuvar ortamında birleştirip yeni nesil bir yara örtücü biyomalzeme geliştirdik. Romanya’da laboratuvar ortamında elde edilen yara örtüsü adını verdiğimiz ürünün, yanıktan, yatak yarası ile şeker hastalığına bağlı yaralara kadar birçok rahatsızlığın tedavisinde etkili olduğunu gözlemledik. Yara örtücü malzemenin dünya çapında büyük bir problem olan, açık yaralarda kolayca çoğalarak enfeksiyonlara yol açan ve her geçen gün bağışıklık kazanmış staphylococcus aureus ve pseudomonas aeruginosa bakterilerine karşı son derece etkili olduğunu tespit ettik.”
Genellikle yara örtücü malzemelerin üretiminde hayvan derisinin derma tabakasından elde edilen kollajenin Romanya Ulusal Deri ve Tekstil Enstitüsü Kollajen Bölümü tarafından yapıldığını ve 119 farklı hastalığın tedavisinde kullanılan ilaç patentine sahip olduğuna dikkati çeken Kaya, “Kollajen genelde yara örtücü malzemelerinin yapımında kullanılıyor. Ancak tek başına yara üzerinde etkili olamıyor. Geliştirdiğimiz ve üzerinde çalıştığımız zahter bitkisinin karışımıyla enfeksiyonlara karşı iyileştirici özelliği de katarak tedavide etkili oluyor” diye konuştu.
-ZAHTER BİTKİSİ HATAY’DAN TEMİN EDİLECEK-
Kaya, sentetik yollarla elde edilen ve birçok yan etkiye sahip antibiyotikler yerine bitkilerden elde edilen uçucu yağların kullanılması yönteminin gün geçtikçe arttığını vurguladı.
Yara örtücü malzemenin seri üretimine geçilmesi durumunda uçucu yağ ham maddesinin temininin Hatay florasında doğal olarak bulunan bitkilerden elde edileceğini anlatan Kaya, bunun da bölge insanı için yeni gelir kapısı olacağının altını çizdi.
Elde edilen yara örtücü malzemenin patentinin alınması için yıl sonunda başvuru yapacaklarını, bu konuda MKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüsnü Salih Güder ve bölümdeki meslektaşlarından büyük destek gördüğünü ifade eden Kaya, “Patent almamız halinde bundan MKÜ, Hatay, ve ülkemiz ekonomik anlamda yararlanacak ve bölgemizdeki uçucu yağ elde edilen zahter bitkisi değerlendirilecek” diye konuştu.
Kaynak : Posta.com.tr

Güneş lekesi nasıl geçer?

Güneş lekesi tedavisi ve Güneş lekesi nasıl geçer, Güneş lekesine bitkisel bir çözüm arıyorsanız aradığınız konu burda. Güneş lekelerine kesin çözüm sağlayabileceğiniz bu yöntemler sayesinde tüm lekelerinize elveda diyeip, veda edeceksiniz. Cilt Bakımı, Güzellik ve Bakım kategorilerimizde lekeler ile alakalı diğer yazılarımızı da okuyabilir, Cilt ve Yüz bakımı hakkında daha detaylı bilgilendirici yazılara ulaşabilirsiniz.
Güneş lekesi nasıl geçer?

Yaz aylarında güneş ışınları, deniz suyu ve diğer faktörlerin de etkisiyle cildimiz rengini, canlılığını, esnekliğini kaybeder ve ciltte lekelenmeler görülür. İşte lekelerden ve yorgun görünümden kurtulmanın yolları

PRP (Platelet Rich Plazma) tedavisiyle kırışıklık, sivilce izleri ve güneş lekelerini durdurmada yüz güldüren sonuçlar alınıyor.
Estetik ve Plastik Cerrah Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, trombositten zengin plazma anlamına gelen PRP yönteminde trombositlerin doku iyileşmesinde ve kanın pıhtılaşmasında önemli rol oynadığını söyledi.

güneş lekelerine bitkisel çözüm peeling güneş maskesi Güneş lekesi nasıl geçer?

güneş lekesi için maske


Yaralanmış bir bölgeye enjekte edildiğinde, hızla iyileşme sürecini başlatarak doku yenilenmesini sağlayan bu yöntem sayesinde cilt lekelerinin hafifletilmesi, sivilce izlerinin giderilmesi, cildin daha canlı ve parlak görünmesi sağlanıyor ve uygulamadan yaklaşık 3-4 hafta sonra ilk etkiler fark ediliyor.
PRP TEDAVİSİ NASIL UYGULANIYOR?
Hastanın kendi kanı steril bir ortamda alınıyor. Özel bir santrifüj cihazında yüksek hızda ve belli sürelerde döndürülüyor. Santrifüj edilen kan ayrıştırılıyor, kanın alyuvarlar ve akyuvarlar gibi şekilli elemanları dibe çökerken, Trombositten zengin bölümü ayrıştırılıyor. Trombositten zengin bu plazma özel bir işlemle alınıyor ve tedavi edilecek bölgeye mikroenjeksiyonlar yoluyla enjekte ediliyor. İşlem yaklaşık 30 dakika sürüyor.
Bu tedavide kullanılan uygulama kitlerinin farklılık taşıdığını söyleyen Kışlaoğlu, bunların hastanın önünde hazırlanmasının önemine değindi. Hastadan kan alıp, santrifüjden geçirmek ve enjekte etmenin PRP tedavisi olmadığını belirten Kışlaoğlu, PRP’nin en önemli katkısının enjekte edildiği bölgede kanlanmayı artırması ve yara iyileşmesi süreçlerini uyarması olduğunun altını çizdi.
PRP’NİN YAN ETKİLERİ VAR MI?
Enjekte edilen karışım, hastanın kendi kanıyla hazırlandığı için alerji riski yoktur. İşlem sırasında kızarıklık meydana gelebilir ancak bu da birkaç saat sonra tamamen geçer.
YAZ SONUNDA YAPILACAK PEELİNG CİLDİ CANLANDIRIYOR
Cildimiz yaz aylarında güneş ışınları, deniz suyu ve diğer dış faktörlerin de etkisiyle rengini, canlılığını, esnekliğini kaybeder ve ciltte lekelenmeler görülür. Prof. Dr. Kışlaoğlu, sağlıklı ve canlı bir cilt için yaz aylarının sonunda üst derinin soyulmasıyla cildin yenilenmesini sağlayan peelingi öneriyor.
PEELİNG NEDİR?
Peeling, üst derinin soyulması ile derinin yenilenmesi ve cilt sorunlarının giderilmesinde uygulanan en etkili yöntemdir. Peelingte temel amaç, cildin hasar görmüş tabakalarını kaldırarak sağlıklı tabakayı ortaya çıkarmak ve cildi canlandırmaktır. Cildin uyarılması ile yeni hücre oluşumu hızlanır ve bu sayede cilt daha sağlıklı parlak ve pürüzsüz bir görünüme kavuşur.
LEKELER VE KIRIŞIKLIKLARA PEELİNG İLE VEDA EDİN!
Yüzdeki kırışıklıklar, cildin erken yaşlanması, cilt kuruluğu, genişlemiş gözenekler, cilt yorgunluğu, cilt lekeleri, çatlaklar ve elastikiyet kaybı gibi sorunların giderilmesi için peelingi öneren Kışlaoğlu, işlem sonrası cildin daha genç, daha parlak ve daha elastik bir hale geldiğini vurguladı.
KAÇ ÇEŞİT PEELİNG VARDIR?
Peelingler derinliğine göre; yüzeysel, orta derinlikte ve derin olarak üçe ayrılır. Peelingin derinliği arttıkça etkisi de artar fakat riski de bununla doğru orantılı olarak büyür. Bu bakımdan orta ve derin peelinglerin mutlaka uzman kişiler tarafından uygulanması gerekir.
MEYVE ASİTLERİ İLE HAFİF PEELİNG UYGULAMASI
Meyve asitleriyle uygulanan bu yöntemde cildin üst tabakası yüzeysel olarak soyulur. 5 dakika içinde yapılan uygulama sırasında ciltte geçici olarak hafif bir yanma ve kızarma olabilir. Haftada 1 defa olmak üzere 5- 6 kez tekrarlanabilir.
ORTA DERİNLİKTE PEELİNG UYGULAMASI
Üst derinin orta derinlikte soyulmasıyla gerçekleştirilen bu uygulama yüzdeki kırışıklık, leke ve sivilce izlerine karşı daha etkilidir. Uygulama 5 dakika sürer ve yüzde 1 -2 dakika süren bir yanma hissi olur. Yüz önce beyazlaşır, daha sonra hafif bir kızarıklık görülür. 2 gün sonra cildin üst tabakası dökülür, yeni ve taze deri ortaya çıkar. Üst derinin yeni deri ile değişmesi 7 -10 gün sürer.10 gün sonra cilt daha pürüzsüz, daha temiz bir hale gelir, sivilce, leke ve kırışıklıklar azalır. Bu uygulamanın 2 ay sonra tekrarlanması önerilir.
PEELİNG SONRASI GÜNEŞ VE MAKYAJDAN UZAK DURUN!
Peeling, bazı cilt tiplerine kişiye özel durumlardan dolayı zararlı olabileceği için doktorunuzun uygulayacağı tedavi yöntemi çok önemlidir.
Peeling sonrası cildin özenle korunması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Kışlaoğlu, işlemden sonra güneş ışınlarına maruz kalmamak ve makyajdan uzak durmak gerektiğini hatırlatarak sözlerini tamamladı.

Mükemmel dudakların bakımı nasıl yapılmalıdır?

Dudak bakımı özellikle bir kadın için günümüzde çok önemlidir. Kendi başınıza yapabileceğiniz çok küçük değişiklikler ile daha mükemmel ve kusursuz bir dudak bakımı yapabilirsiniz. Kimi zaman koyu bir pembe, Kimi zaman çok açık bir parlatıcı, bazense dudağı ıslak mendille temizlemeniz bile dudağınızın çok daha güzel ve kusursuz bir yapıya bürünmesi için yeterli. Kusursuz bir dudak bakımı nasıl yapılır öğrenmek isteyenler yazımızın tamamını okuyun. Dudak bakımı nasıl yapılır diye soran herkesin okuması ve öğrenmesi gereken tüm detaylar. Dudak bakımınızı evde kendi başınıza en doğal şekilde nasıl yapabilirsiniz işte cevapları.

dudak bakımı nasıl yapılmalı nasıl yapılır Mükemmel dudakların bakımı nasıl yapılmalıdır?

nasıl yapılmalı


Rujunuzun rengi, tonu ve dudaklarınız yapısı… Üçü bir arada eğer doğru bir çizgide birleşirse işte o zaman kusursuz görülebilirsiniz… Bunun için bilmeniz gereken bir kaç önemli detay var…

Dudak bakımın sırrı nelerdir?
Dudak dolgunlaştırıcıları
Bir parça tarçını ıslatarak dudaklarınızın üzerinde gezdirin. Aynı şekilde tarçın yağını da deneyebilirsiniz. Bunların dışında içeriğinde niyasin veya dolaşımı hızlandırıcı B vitamini bulunan dolgunlaştırıcılardan kullanırsanız dudaklarınızın görünümünü bir anda değiştirebilirsiniz.
İnce dudaklar
Dudak tonunuza yakın bir kalemle dudağınızı çerçeveledikten sonra parlatıcı sürerseniz dolgun bir görünüm elde edersiniz.
Renksiz dudaklar
Ne kadar genç olursanız olun çok fazla ruj sürmek dudaklarınızın doğal renginin kaybolmasına yol açar. Canlı bir görünüm için rujunuzu fırçanıza sürerek dudaklarınızın üzerinde gezdirin. Sonra da parmaklarınızla yayarak dağıtın.
Rujunuz akarsa
Özellikle yağlı bir cildiniz varsa rujunuz bir süre sonra dudaklarınızın dışına taşabilir. Bu durumu engellemek için rujunuzu ya da parlatıcınızı sürmeden önce dudak çevresini dudak kaleminizle geçin (kremsi yapıdaki kalemler yerine kuru olanları tercih edin) ya da dudağınızın çevresindeki çizgileri bir kapatıcıyla doldurun.
Düşük dudaklar
Rujunuzu dudağınızın tam ortasında kalacak şekilde sürün. Köşelere uygulamaktan kaçının.
İnci gibi dişler
Dişlerinizde en az cildiniz kadar bakımı hak eder. İnci gibi dişlere sahip olmak güzelliğinize güzellik katar. Dişlerinizi günde en az iki kez fırçalamalı ve diş ipiyle temizlemelisiniz. Ayrıca düzenli olarak dişlerinizi temizletmelisiniz.
Taze bir nefes
Eğer mümkünse çay, kahve ya da kırmızı şarap tüketiminden sonra lekelerin yerleşmesini engellemek için dişlerinizi fırçalayın.
Kırmızının cazibesi
Kırmızı her zaman sıcak ve çarpıcı bir renk olmuştur. Ünlü makyaj uzmanı Julie Hewitt’e göre hemen herkes dudaklarında kırmızının herhangi bir tonunu kullanabilir. Kırmızının etkisini azaltmak için önce dudak kremi kullanın sonra kırmızı rujunuzu uygulayıp fazlalığı bir peçeteyle alın. Son olarak rujunun üzerinden dudak kalemiyle geçin.

Bebekler için Güneş Kremi

Bebekler ve çocuklar için güneş kremi, bebekler için  güneş losyonu yaz aylarının gelmesiyle oldukça çok satılan ürünlerden biri. Yaz aylarında tatile gitmeyi düşünenler güneş ışınlarından korunmak, zararlı güneş ışınlarından bebeklerini korumak isteyenler için bebek losyonlarını inceleyebilirsiniz.

Bebek Güneş Losyonu SPF-50 Coppertone

güneş kremi güneş losyonu bebekler için 300x203 Bebekler için Güneş Kremi

güneş losyonu

Coppertone Sun Lotion SPF 50 – Coppertone Bebek Güneş Losyonu SPF 50 Faktör , Bebekler İçin Yüksek Koruyuculu Güneş Losyonu

Coppertone Sun Lotion SPF 50 – Coppertone Bebek Güneş Losyonu SPF 50 Faktör , Bebekler İçin Yüksek Koruyuculu Güneş Losyonu

Ürün Özellikleri:

Bebekler için özel Yüksek Koruyuculu Güneş Losyonu

Bebeklerin hassas cildini güneşin hasar verici bütün ışınlarına karşı üst düzeyde korumak için geliştirilmiştir.

  • Yağsızdır (oil free)
  • Hipoallerjiktir. Bebek cildine uygundur.
  • Güneşten korurken cildi üst düzeyde nemlendirir. Bebek cildini rahatlatır.
  • Suya dayanıklıdır.

Zararlı güneş ışınlarından Korunmanın yolları

Sıcak yaz günleri yavaş yavaşta geldi. Bu yıl bahar yaşanmadan nerdeyse Sıcak, bunaltıcı güneş ışınlarıyla karşı karşıya kaldık. Güneşin zararlı ışınlarından korunabilmeniz için bu yazımızda güneşten korunmak için neler yapacağınız yazılı. 15 ana faktör altında şekillenen yazımızda, güneşten korunmanın yollarını detaylıca öğrenebileceksiniz.

Zararlı güneş ışınlarından Korunmanın yolları

Zararlı güneş ışınlarından Korunmanın yolları 300x200 Zararlı güneş ışınlarından Korunmanın yolları

güneş ışınları


Tıp dergisi ‘Drug and Therapeutics Bulletin’, insanların kanserden korunmak için, daha yüksek faktöre sahip güneş kremleri kullanılması gerektiğini bildirdi.

İngiltere’de kamu sağlığıyla ilgili tavsiyelerde bulunan National Institute for Health and Clinical Excellence (NICE), 15 faktör güneş kreminin gerektiği düzeyde kullanılmasının yeterli olacağını açıklamıştı.

Ancak ‘Drug and Therapeutics Bulletin’ dergisi, az sayıda inanın güneşe karşı koruyucu krem kullandığını ve 15 değil, 30 faktör krem kullanılması tavsiyesinde bulunulması gerektiğini kaydetti.

NICE ise, kendi önerilerinin dengeli olduğunu ve İngiltere’yi esas aldığını; daha sıcak iklimlere yönelik olmadığını belirtiyor. Morötesi ışınlar, ciltte hasara yol açıyor ve cilt kanseri tehlikesini artırıyor. Güneş kremleriyse koruyucu tabaka olarak zararlı ışınların cilte ulaşmasını engelliyor.

15 FAKTÖR YETERLİ

Araştırmalar, kalın bir tabaka halinde sürülmesi halinde 15 faktör güneş kreminin yeterince güçlü olabildiğini gösteriyor. Bu konuda önerilen standart, santimetre kareye 2 mg. krem sürülmesi.

Bir yetişkin nedeni için bu, 200 ml.lik şişenin altıda birinin tüm vücudu kaplaması anlamına geliyor. Ama çoğu insan, bundan çok daha az miktarda, santimetre kareye 0,4 ile 1,5 mg. arasında güneş kremi sürüyor. ‘Drug and Therapeutics Bulletin’ dergisinin editörü Dr. Ike Iheanacho, 15 faktör güneş kremi kullanılması tavsiyesinin, eldeki verileri gözardı eden bir hata olduğunu ve kamu sağlığının yararına olmadığını belirtti.

Dergiye göre, 30 Faktör güneş kremleri, çoğu insan için daha uygun bir koruma sağlıyor ve birçok durumda güneş yanıklarının önlenmesinde etkisi oluyor. Uzmanlar, güneş kremlerinin çok ince tabaka halinde sürülmesinin çok daha az etkili olacağını da vurguluyorlar.

Pembe Maske – Pembe Maske Kullanıcı Yorumları

Pembe Maske – Pembe Maske Kullanıcı Yorumları Son zamanlarda kadınlar arasında hayli popüler olan bir ürün. Pembe Maske.

pembe maske pembe maske yorumları 300x154 Pembe Maske   Pembe Maske Kullanıcı Yorumları

pembe maske


Pembe Maske Kullananlar, Pembe maske Sipariş edenler sitemize Pembe maske kullanıcı yorumlarını ekleyebilirler.

İŞTE PEMBE MASKE TANITIMI!

Son günlerde güzellik merkezlerinde en çok konuşulan uygulamalarının pembe maske olduğunu belirten Kozmetisyen Nesrin Sürer, ünlüler dünyasında da oldukça popüler olan pembe maskenin yararlarını ve uygulama alanlarını anlattı…

Pembe maskeyle ünlüleri hem gençleştirip hem de güzelleştiren Enes Bio Estetik Center’ın sahiplerinden Kozmetisyen Nesrin Sürer, “Özge Özberk’in cilt sorununu da, Tuba Büyüküstün’ün düşük kalçası ve basen problemini de pembe maske düzelttik.” diyor.

İşte Kozmetisyen Nesrin Sürer’in pembe maske hakkında merak edilen sorulara verdiği cevaplar…

- Ne zamandan beri pembe maske yapıyorsunuz?

1987 yılından beri pembe maske yapıyoruz. Tahsilimizi Avrupa’da yaptık. Okul bittikten sonra da uzman olarak çalıştık. Önce Erenköy’de merkez açtık ardından geçen yıl Nişantaşı’na taşındık. Burada doğal maddelerle uygulama yapıyoruz.

Pembe maskenin yan etkisi yok!

- Pembe maskenin içinde ne var?

İçeriğinde doğal bitki kökleri var. Zaten rengini de doğal bitki köklerinden alıyor. Maskenin içinde doğal ısınmayı sağlayan kristal tuzlar bulunuyor. Dolayısıyla hemen ısınıyor. Isınma yeni hücre oluşumunu tetikliyor. Maskenin içindeki maddeler kişiye özel olarak değişiyor.

- Pembe maskeyi hangi yaş grubuna uyguluyorsunuz?

10 yaşındaki kişiye değil ama 15 yaşında akne problemi yaşayan kişilere uygulayabiliyoruz. Bu maskemizin özelliği cildi dengeye kavuşturması… Kişi krem sürer, ilaç sürer, bir türlü cildinde iyileşme göremez. Biz bu maskeyle cildin tazeliğe kavuşmasını sağlıyoruz. Bu maskenin yan etkisi hiç yok çünkü tamamen doğal!

- Gamze Özçelik, Zuhal Olcay, Seda Özer, Tuba Büyüküstün… Başka hangi sanatçılar size geliyor?

Çok var. Bizim en eski müşterimiz Zuhal Olcay… Lale Mansur, Şerif Sezer de gelen isimler arasında… Ama Şerif Hanım’a farklı bir çalışma uyguladık. Yüz kaslarını güçlendirdik. İçinde pembe maske, oksijenin de bulunduğu bir tedaviyle cildini sağlığına kavuşturduk.

- Sanatçılardan en çok hangisinin yüzü uğraştırdı sizi. Zuhal Hanım en eski müşteriniz olduğuna göre onun cildi mi?

Zuhal (Olcay) Hanım, zaten doğal yaşama ve kişisel bakımına da önem veren biri… Sanatçılarımız içinde en doğallarından biri diyebilirim.

- Pembe maskenin içeriği kişiye göre değişiyor mu?

Hayır. Burada yaptığımız her çalışmayı kişiye özel yapıyoruz. Mesela; bir sene evvel Özge Özberk geldi. Onun çok kuru ve hassas bir cildi var. Bu yüzden de kırışmıştı. Özge’ye kırışık önleyici bir tedavi yaptık.

Popoyu kaldırıyoruz!

- Pembe maske vücuda uygulanır mı?

Bu maskenin özelliği ısınıp soğuması… Ürünü cilt altına indirmesi… Maskenin ısınıp soğumasıyla cilt sıkılaşıyor. Bu da bayanların bacaklara ve popolarındaki düşüklüğe iyi geliyor. Tuba Büyüküstün’nün kalçası düşüktü, baseni vardı. Bu sorununu pembe maskeyle düzelttik.

- Peki siz kendinize de bu maskeyi yapıyor musunuz?

Tabii ki 10 günde bir, 15 günde bir yapıyoruz. Cildi mevsime hazırlamak için güneşe çıkmadan önce, sonra ve kışa hazırlanırken bu maskeyi uyguluyoruz. Çünkü mevsimsel olarak cilt değişime uğruyor. Direkt güneşe çıkmadan cildi hazırlamak gerekiyor.

Ab Tronic X2 Fitness ile incelme

Diyet yapmadan incelmeye ne dersiniz. Üstelik iş yaparken, masa başında ya da televizyon seyrederken zayıflamak.  Sizlere tanıtacağımız bu çok özel kemer, sizlere bu rahatlığı sunuyor.

Ab tronic x2 Vücudunuzu çalıştırırken diğer yandan istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz. Bilgisayarda çalışın, saçınızı şekillendirebilir ve hatta televizyon bile seyredebilirsiniz. Daha ne kadar kolay olabilir ki?

Ab tronic x2 belinize yerleştirin ve hafif elektronik uyarıların karın kaslarınızı tetiklemesine izin verin.  Sadece 1 dakika içinde size en az 400 kas kasılması sağlayacak. 400 mekik çektiğinizi bir hayal edin! Ab Tronic x2 i karın kaslarınızda hissedeceksiniz. Sadece birkaç uygulamadan sonra etkileyici sonuçları görmeye başlayabilirsiniz!

EMS etkinliği araştırılmıştır.Önde gelen üniversitelerden biri tarafından yapılan bu araştırma Ab Tronic x2 de kullanılan elektro kas uyarıcı teknolojinin sıradan egzersizlerden neredeyse 7 kat daha etkili olduğunu göstermektedir.  Termografik inceleme Abtronic’in geleneksel egzersizlerle karşılaştırıldığında çok daha etkili sonuçlar verebileceğini ortaya koyar.

Durun, daha bitmedi! Ab Tronic x2  aynı zamanda vücudunuzun diğer bölgelerini de şekillendirebilirsiniz. Kalçalarınızı sıkılaştırmaya, göğüs ve boyun bölgenizi, omuzlarınızı şekillendirmenize yardımcı olur.

Profesyonel EMS makineleri binlerce liraya mal olabilir, ama binlerce lira ödemenize gerek yok.

Ab Tronic X2 her fitness düzeyi için kusursuz bir egzersiz aletidir. Ab Tronic X2 ile 8 farklı egzersiz programı (kısa ve kesik kesik kas uyarımlarından, uzun ve derin nabza kadar) ve 10 farklı şiddet düzeyi ( rahatlatıcı ve terapatik masajdan yoğun egzersize dek) içinden size en uygun seçimi yapabilirsiniz; yani Ab Tronic X2’le 80 farklı programa sahip olacaksınız!

Dahası, Ab Tronic X2 vücudunuzun diğer bölgeleri üzerinde de etkilidir. Bu benzersiz egzersiz aletiyle kalçalarınızı inceltip şekillendirebilir, göğüs kaslarınızı, boynunuzu ve omuzlarınızı güçlendirebilirsiniz.

Ab Tronic X2 ile yalnızca 1 dakikada en az 400 kas uyarımı gerçekleşir. Bu, 400 mekiğin etkisine eşdeğerdir!

Sadece 1 ya da 2 değil, kısa, kısa ve güçlü, uzun gibi tam 8 farklı egzersiz çeşidi sunar.  Ayrıca yoğun egzersizlerden sonra uygulayabileceğiniz 10 farklı seviyesiyle masaj seçeneği de sunar. Bu 80 farklı program demek! Ve her gün sadece 10 dakika ayırmanız yeterli.

Göğüs Büyütme Ameliyatları

Meme, bir kadın için çok fonksiyonlu bir organdır. Anneliğin olmazsa olmasıdır meme. Allah, insan ırkının doğumdan sonraki ilk aylarında beslenmesi için, anne göğüslerini fonksiyonel kılmıştır. Bu fonksiyonu dışında meme, bir kadın için cinsellik ve estetik demektir. Çok büyük veya çok küçük memeler, yahutta estetik açıdan çirkin! memeler kadınların kabusudur. Bunların çözümünde, gelişen estetik cerrahi ile birlikte, çeşitli ameliyatlar yapılmaktadır. Bunlardan biri de göğüs büyütme ameliyatlarıdır.

Göğüs büyütme ameliyatı silikon jel meme protezi kullanılarak yapılır. Yıllarca süren araştırmalar sonucunda  göğüs  silikon protezinin kanser yapmadığı amerika da da kabul edilmiştir.   Meme büyütme ameliyatı en yüz güldürücü ameliyatlarımız arasındadır. Ameliyat izi çok az kalmakta, sonuç hemen alınmaktadır.  Ancak her ameliyattta olduğu gibi ameliyatın tecrübeli bir estetik uzmanı tarafından yapılmasında yarar vardır. Basit bir ameliyat gibi görünse de oldukça önemli problemler çıkabilmektedir.

Öncelikle hastanın muayenesinde mevcut göğüs dokusunun kalınlığına bakılmalıdır. Buna göre silikon jel göğüs protezinin nereye yerleştirileceğine karar verilir. Diğer önemli konu protezin büyüklüğü ya da hacmidir. En sık kullanılan hacim 260-280 cc civarındadır. Bunun için hastaya birkaç örnek protez verilip göğüs üzerine yerleştirmesi ve aynada fikrini söylemesi istenir. Tabii ki  göğüs büyütme oranı en sağlıklı olarak ameliyat sırasında belirlenir. Önceden saptanan hacim ameliyatta değişebilir ancak ortalama bir hacim hasta ile birlikte kararlaştırılmış olur.

Damla protezi ben tercih etmiyorum çünkü damla silikon protez göğüs protezi asimetrik yapıdadır. Her hangi bir devrede protez dönerse göğüs şekli bozulur ve asimetri oluşur. Bu da ancak tekrar ameliyat ile düzeltilir. Damla protezin standart yuvarlak proteze hiçbir üstünlüğü olduğuna inanmıyorum. Bu sonucun yapılan ameliyatların sonuçlarına dayanarak söylüyorum.

Göğüs büyütme ameliyatı için üç ana değişik kesi yeri yeri vardır. Bunlardan koltuk altı kesisini hiç kullanmıyorum. Çünkü bu kesi ile göğüs yapısına ulaşmak daha zordur (yol uzun ve dar olduğu için) ve mutlaka şişirilen protez kullanılması gerekmektedir. Şişirilen protez ise silikon olmayıp serum yani tuzlu su ile doldurulmaktadır. Bu durumda silikon jelin çok üstün özelliklerinden mahrum kalmaktayız. Tuzlu su ısı iletisi yapar, protez ısınabilir soğuyabilir, zamanla su buharlaşıp protez hacmi azalabilir, çalkalanma sesi oluşabilir.  Bunların hiçbiri silikon jel protezde oluşmaz. Silikon ısı iletisi sıfıra yakındır.

Bu nedenlerle ben ameliyatlarında ya göğüs başı halkasının alt kenarı kesisi ya da göğüs altı kesisi kullanıyorum. Göğüs başı halkası kesisisinde iz çok az kalır ancak bunda çok çok az olasılıkla his kaybı riski vardır. Göğüs altı kesisinde ise iz biraz daha belirgin olabilir ancak his kaybı riski yoktur.

Ameliyatın ertesi günü özel sütyen takılır ve bir ay devam edilir. Ameliyat sonrası komplikasyonlar arasında kanama ve enfeksiyon en önemlileridir. Kanama durumunda protez etrafında biriken kan göğüs derisinde gerginlik yapar dikişleri zorlayabilir en önemlisi daha sonra kapsül kontraktürüne neden olabilir. Bunun için kanamanın durdurulması ve hematomun boşaltılması gerekebilir.

Lazer Epilasyonla tüylerden kurtulmak

Lazer epilasyon basit tarifiyle, istenmeyen tüy ve kıllardan kurtulmak için, lazerin kıl diplerini yakmasıdır. Burada kullanılan lazer teknolojisi cilde herhangi bir şekilde zarar vermemekte, sadece kıl diplerini yakmaktadır. Lazer epilasyonu sisteminde Lazerle kıl kökü yok edilirken amaç, kıl köklerindeki hücrelerin yakılarak hasara uğratılmasıdır. Lazer epilasyonu kıl gelişiminin geciktirip kılların daha zayıf ve azalarak çıkmasını sağlarlar.

ScreenHunter 10 Mar. 15 18.47 150x150 Lazer Epilasyonla tüylerden kurtulmakmoz screenshot Lazer Epilasyonla tüylerden kurtulmakmoz screenshot 1 Lazer Epilasyonla tüylerden kurtulmak

Epilasyon Lazer :

Lazer ile kıl kökü yok edilirken amaç seçici ısıtma yaparak yani kıl köklerindeki hücrelerin yakılarak hasara uğratılmasıdır. Kıl kökü tarafından emilen bu enerji, ısıya dönüşerek kıl kökünü tekrar büyüyemeyecek şekilde tahrip eder.

Kalıcı epilasyon için kıl kökünün papilla denilen kısmının yok edilmesi amaçlanır. Tedavi esnasında tüylerin büyüme aşamaları olan anajen, katojen veya telojen fazda olması tedavi açısından önemlidir. Uygulama anında kılların farklı evrelerde olması, sonucun ortalama 5-8 seans sonrası alınmasına neden olur. Lazer ışının uygulama süresi ve dozu kişinin cilt rengi ve yapısına göre değişiklik gösterir.Lazer epilasyon uygulamasında cilt tipinize ( Fitzpatrick cilt foto tipleri ) göre güç seçimi yapılır. Bu sayede kıl köklerine etki edecek ancak ciltte olumsuzluk gözlenmeyecek güçte çalışılarak en kısa sürede tedavinin bitirilmesi amaçlanır. Ancak herkesin vücut yapısı ve hormonsal seviyeleri, cilt tipi farklı olduğu için sonuca ulaşmak için gereken süre kişiden kişiye değişebilir.

Lazerle Epilasyon Herkese uygulanırmı?

Tüyleri koyu renk olan kişilere 12 yaşından itibaren Lazerle Epilasyon uygulanabilir. İstenmeyen ve bazen aşırı olabilen kıllanma için pek çok epilasyon yöntemi bulunmaktadır. Bunların içinde “Lazerle Epilasyon” ağrısız kolay uygulanabilmesi ve etkili olması sebebiyle tercih edilen yöntemdir.Mükemmel sonuçlar beyaz tenli ve koyu renkte kıla sahip kişilerde alınmakla birlike; cildin ve kılın rengine bağlı olarak gerekli doz ve süre ayarlamaları yapılarak aynı sonuçlar elde edilmektedir. Yine de renksiz kıla ve siyah tenli kişilere lazer epilasyon uygulanmamaktadır.

Lazerli epilasyon hangi bölgelere uygulanabilir ?

Hemen hemen vücudun bütün bölgelerine lazerli epilasyon uygulaması yapılabilir. Erkeklerde ve kadınlarda

tüylenme dağılımı ve miktarı farklıdır. Esas olarak kadınların problemi olan aşırı kıllanma erkeklerin de kaş arası, elmacık kemiği üstü, sırt, boyun, göğüs ve ense gibi bölgelerde rahatsız edici olabilir.

Lazer Epilasyonu gebelikte uygulanabilirmi?Henüz klinik çalışmalar olmadığından herhangi bir olumsuz etki bildirilmemiş olmasına rağmen bebeğin oluşumunun gerçekleştiği ilk 3 aylık dönemde lazer epilasyonu uygulama yapılmaması yerinde olur.

Hangi epilasyon yöntemi daha ekonomiktir?

Kısa dönemde laser epilasyon pahalı görünmesine rağmen; iğneli epilasyon ve diğer geçici yöntemler uzun dönemde daha pahalıya gelmektedir.

Dermana Classic Masaj Kremi

Masaj vücudun zindelik ve bakımı için vazgeçilmez bir uygulamadır. Cildin gerilmesine, gözeneklerin açılmasına ve kasların gevşeyerek istenmeyen çatlakların oluşmasına mani olması bakımlarından çok önemlidir. Masaj uygulaması sırasında kullanacağımız Dermana Classic Masaj Kremi daha çabuk rahatlama sağlar.

Naturarma bilimsel araştırma kurulunda yer alan Türk bilim adamları, binlerce yıllık birikim, tarihsel tıp literatürü ve modern bilimsel çalışmalarla tesiri ispatlanmış, 16 çeşit şifalı bitkinin özünü, nano teknoloji ile bir araya getirip, benzerlerinden çok daha etkili, tamamen doğal, müthiş bir formül geliştirdiler. Bu formülden elde ettikleri muhteşem ürüne de Dermana adını verdiler. Karşınızda, ISO 9001, kalite belgeli modern tesislerde el değmeden üretilen, tamamen bitkisel, güçlendirilmiş yeni formül, yeni marka ve yeni ambalajıyla, 2010 yılının ürünü DERMANA KREM Avrupa ve Amerika ile Türkiye de aynı anda…

Dermana Rahatlatıcı Aromaterapik Masaj Kremi son derece etkili bir üründür. Keyfinizi kaçıran baş ağrısı, boyun tutulması, sırt ve bel rahatsızlığı, romatizma, kireçlenme, her türlü adale sertliği ve tutulması gibi şikâyetleriniz varsa; kendinize bir iyilik yapın, Daha önce denediğiniz ve yeterince faydasını görmediğiniz ürünleri bir kenara bırakın; 2010 yılının ürünü Dermana’yı deneme hakkınızı kullanın.

Dermana’nın içeriğinde bulunan etken maddeler, dairesel hareketlerle masaj yapılarak uygulandığı bölgede, iç dokulara, eklem ve kaslara hızla nüfuz eder, kılcal damarlardaki kanı hareketlendirir, rahatsızlığa neden olan olumsuz faktörleri devre dışı bırakır. Dakikalar içinde adaleler gevşer ve derin bir rahatlama sağlanır. Dermana Kremin içeriğinde alkol, uyuşturucu, zararlı kimyasal ve sağlık bakanlığı tarafından kullanımı yasaklanmış hiçbir madde yoktur. Dermana kullanan hiçbir insanda olumsuz bir yan etki görülmemiştir.

ScreenHunter 36 Mar. 07 17.00 150x150 Dermana Classic Masaj KremiDermana Classic Masaj Kremi’nin İçindeki Bitki Özleri
Dermana’nın İçindeki Bitkiler Olive Oil (Zeytin Yağı Özü)
Balsam Oil,Trout Oil (Balsam Özü)
Wintergreen Oil (Wintergreen Özü)
Wildmustard Oil (Hardal Yağı Özü)
Rosemary Oil (Biberiye Yağı Özü)
Thymus Serpyllum Oil (Kekik Yağı Özü)
Sesamme Seed Oil (Susam Özü)
Aloe Vera Oil (Aloe Vera Yağı Özü)
Pepermint Oil (Nane Yağı Özü)
Clove Oil (Karanfil Yağı Özü)
Camphor (Kafur Yağı Özü)
Zingiber Officinialis Ext. (Zencefil Yağı Özü)
Apricot Seed Oil (Kayısı Çekirdeği Yağı Özü)
Grape Seed Oil (Üzüm Çekirdeği Yağı Özü)
Nipasol