Soğuk algınlığına ne iyi gelir diye düşünmeyin, Eğer üşüttüyseniz Lavanta yağı kullanın…
Lavanta yağı, Okumaya devam et
Lavanta yağı, Okumaya devam et
öööööööööööööööööööööçççççççççççççççççç
Göğüs Büyütücü Kremin Detayları
Göğüs, galaktafor süt ileten kanal ve %90 a varan bir oranda yağdan oluşur. Göğsün temeli yağ ve bağ dokulardır. Galaktafor dokusunun oranı, kapsül şeklindeki yağ dokusu oranına göre oldukça düşüktür ve göğüs büyüklüğünü belirleyen anahtar öğe yağdır. Galaktafor meme dokusunda 12-20 loba ayrılır ve meme bezi bağ dokuları pek çok loba ayrılır. Her göğüste, meme başı, marshal areola etrafında yer alan ve meme başında açılan 15-20 süt kanalı vardır. Galaktafor dokusu süt vermeye yarar.
Düz Göğsün nedeni, galaktafor anomalisi ve yağ eksikliğidir. Emzirmeden sonra oluşan göğüs sarkıklığının nedeni, yağ kaybı ve göğüs yüzeyinin gevşemesidir. Ürünümüz, göğüs büyümesi ve emzirmeden sonra oluşan sarkmaları aşağıdaki gibi sağlar;
Okumaya devam et
Lineatabs ile zayıflama ve Lineatabs nedir?
Uzun süredir sitemizde Kilo vermme ve zayıflama üzerine yazılar yayınlamadık. Bu yazımızda Lineatabs zayıflama ve kilo kontrolünde çığır açan yeni bir ürünü tanıtmaya ve bu ürünü lineatabsı kullananların yorumlarını yazımızda toplamaya karar verdik.
LineaTabs, daha önce kullandığınız zayıflama ve kilo kontrolü ürünlerinden tamamen farklıdır. LineaTabs ile eski yöntemlerdeki gibi ayrı ayrı alışveriş listeleri hazırlamak, kalori hesaplamak ve fazla kilolarınız yüzünden kendinizi kötü hissetmek gibi sorunlara veda edeceksiniz.
Şimdi LineaTabs ile suçluluk duygusu olmadan yemeğinizin keyfini çıkarma zamanı! Avrupa’da sağlıklı zayıflama ve doğru kiloda kalmanın en akıllı ve modern yolu olarak kabul edilen Lineatabs ‘ın, günlük öğünlerinizden yağı güvenlice çıkardığı klinik araştırmalarla da kanıtlanmıştır. Öğünleriniz ile kullandığınızda sizin de hayret edeceğinizi garanti ediyoruz! Lineatabs’a bir kez alıştıktan sonra onsuz dışarıya çıkamayacaksınız.
SOLUSITAN®NEDİR?
SOLUSITAN tıpkı bir sünger gibi yağ moleküllerini yemeğinizden emer. Yağla beraber, SOLUSITAN bir kütle oluşturur. Bu doğal fiber bileşen, vücudunuz tarafından sindirilmez! Normalde göbek bölgeniz, kalçalarınız ya da baldırlarınızda depolanacak olan yağ ile birlikte vücudunuzdan doğal yollarla atılır.
LineTabs Kullanımı Nasıldır?
Kullanım ve İpuçları
Lineatabs ® sizin için uygun mu?
Kendinize şu soruları sorun;
Eğer yukarıdaki sorulara cevabınız ‘evet’ ise Lineatabs ® size kesinlikle uygun!
Herhangi bir ‘yağlı’ öğün tüketeceğiniz zaman
bir tane Lineatabs efervesan tablet kullanın
Uçuk tedavisi günümüzde birçok ilaç ve bitkisel ürün tarafından yapılabilmekte. Uçuklar sebebiyle doktorlara tedavilere giden birçok kişide bulunmakta. Fakat öncelikle uçuğunuzun neden kaynaklandığını anlamanız gerekmektedir. Uçuk tedavisi için bitkisel çözümlerimizi okuyabilirsiniz. Sitemizde çok sayıda Kadın Bakımı, Kadın Sağlığı, Doğal ve Sağlıklı Yaşam ile alakalı makaleler bulunmaktadır.
Herpes türleri:
Bunlardan HSV Tip 1, dudaklarda ve çevresinde uçuklara sebep olan virüstür ve buna kısaca herpes labialis denir. HSV Tip 2 ise cinsel organlarda ucuğa sebep olan virüstür. Kısaca herpes genitalis denir. Bu iki virüs de genellikle deri, mukoza (sümüksü deri) ve sinir hücreleri ve nadiren de iç organlara yerleşerek enfeksiyona sebep olur. Hastalık oldukça yaygındır. Yetişkinlerin % 90?ında herpes’e karşı kanda antikor bulunur, yani bu insanların en az hayatta bir kez herpes’e yakalandığına işarettir. Kişi bir kez herpes’e yakalanınca vücudunda buna karşı antikor oluşur. Cinsel organlarda görülen herpes’e (HSV Tip 2) karşı ise insanların % 30’unda antikor bulunur. Herpes çok nadiren ağır bir hastalığa sebep olur.
Herpes nasıl oluşur?
HSV Tip 1 insana damlacık enfeksiyonu veya dokunma ile başlar. Damlacık öpüşürken tükürük damarlarının karşıdakine geçmesi ile olur. Herpes genellikle çocuklarda 3-5 yaşlarında görülür ve bu herpes bulaştıktan sonra 2-14 gün enkübasyon (hastalık etkeninin vücuda girişi ile ilk belirtilerin ortaya çıkışının görüldüğü süre) süresi görülür.
Virüs derinin en üstündeki hücrelere yerleşir ve burada sulu ve kaşıntılı kabarcıklı kaşıntılar oluşturur. Virüs buradan sinir hücrelerine geçer ve oradan sinir hücrelerinin köküne gitmek ister. İmmün sistemini yanıltmak için özel bir kapsül yaparak içinde saklanır. Vücudun zayıf anında virüs harekete geçerek sinir hücrelerinden tekrar derinin en üst tabakasına gelir ve burada yeniden kaşıntılı ve sulu kabarcıklara sebep olur. Virüsün tekrar harekete geçmesine reaktifitet denir.
Reaktifleşmenin sebepleri:
1-) Ateşli enfeksiyon hastalıkları
2-) Adet halleri
3-) İmmün (bağışıklık) zafiyeti
4-) Yaralanmalar
5-) Hormon anormallikleri
6-) Stres
7-) UV-Işınlarını sayabiliriz
Uçuk 7-14 gün içinde tekrar iyileşebilir.
Hastalığın belirtileri:
Uçuk, insanların % 90’ında bir şekilde ortaya çıkar ve kayıp olur. Nadiren ağız iltihabı ve ülseri görülebilir. Buda ağızda kabarcıklı ve iltihaplı yaralara sebep olur ve bunu ateş, ağır ağrılar, lenf bezelerinin şişmesi ve isteksizlik gibi haller takip eder. Bu sonra virüsün reaktifleşmesine (yeniden harekete geçmesine) ve başta dudak, ağız ve çevresinde ve de nadiren de yanak, burun çevresi, üst dudak ve göz çevresinde görülebilir. Dudakta ortaya çıkan uçuk kaşıntı ve gerginliğe sebep olur ve de nadiren ağrıyabilir. Bu belirtilerden sonra sulu ve kaşıntılı kabarcıklar 6-10 gün sonra kabuk bağlayarak iyileşir.
Uçuk ne gibi komplikasyonlara sebep olabilir?
Şayet kişinin immün zafiyeti varsa o zaman çok dikkatli olması gerekir, özelikle de AIDS hastaları, kemoterapi gören kanser hastaları
1-) Akciğer iltihaplanmasına (zatürre) sebep olur
2-) Göz korneasına yerleşen herpes görme zafiyetine sebep olur.
3-) Yüz sinirini tahrip ederek yüz felcine (fasials parez) sebep olur.
4-) Beynin iltihaplanmasına (ensefalit) sebep olabilir.
5-) Yaranın herpes’le birlikte bakteri enfeksiyonuna uğraması sonucu enfeksiyona sebep olabilir.
Herpesin tedavisi:
Herpes aciciovir içeren merhemlerle tedavi edilebilir, fakat bu tedavi geçicidir. İmmün sistemi zayıflayınca herpes tekrar ortaya çıkabilir. HERPES’E KARŞI ETKİLİ BİTKİSEL KARIŞIM başta T-Hücreleri olmak üzere immün sistemini harekete geçirir ve böylece vücudun beli bölgelerinde (özelikle de plaklarda) saklanan ve gizlenen bakteri ve virüslerin tanınarak ortaya çıkması ve yok edilmesini sağlar.
Mononükleoz Enfeksiyonun kendine has özel bir semptomu yoktur. Kandan teşhisi enfeksiyonun başlangıç safhasında mümkündür. Hastalık ilerlemişse virüsü teşhisi mümkün değildir. Hastalığa sebep olan Epstein Bar Virüsüne akılı virüs de denir. Virüs bağışıklık sisteminin antikor üretmesini durdurur. Böylece virüs onlarca yıl vücutta kalabilir ve sürekli bağışıklık sistemini zorladığından bağışıklık sistemi aşırı zayıflar ve bu nedenle problemsiz yok edilebilecek bakteri, virüs ve mantarlar sürekli çoğalır ve yayılır. Herbalist Tobias Zaum 35 yıllık araştırması sonunda bu virüsün kronik yorgunluk sendromuna sebep olduğunu tespit etmiştir. (Nhp 6.06.418) Epstein Bar Virüsü bir herpes virüs ailesindendir ve sadece HERPES’E KARŞI ETKİLİ BİTKİSEL KARIŞIM ile çözüm bulunabilir.
Zayıflamak isteyen kişiler diyetleri uygularken, hazırlamış olduğu diyetlerle yaşamaya başladığında açlık hissinde çok yakınır. Zayıflamanız için zayıflama hapı vs kullanmadan zayıflamaya çalışmak gerçekten zor bir iştir. Aç kalmadan zayıflamak ve kilo vermek sizin elinizde. Yapılan yeni bir araştırmaya göre Çavdar, özellikle de kahvaltıda tüketimi yapılan çavdar ve türevi çavdar ekmeği vebenzeri ürünler kişinin daha uzun süre tok kalmasına, açlık hissetmemesine neden oluyor.
Çavdar Ekmeğiyle zayıflama!
İsveç Üniversitesi Ziraat Bilimlerinden Hanna Isaksson liderliğindeki bilim adamları, “Nutrition Journal” adlı beslenme konusundaki bir dergide yayımladıkları çalışmada, çavdar ağırlıklı bir kahvaltı yapmanın, buğday ağırlıklı bir kahvaltıdan daha uzun süreli olarak, takip eden 3 saat süresince açlığı bastırdığını belirtti.
Çalışmada, araştırmayı finanse eden ve deneme ekmeklerini üreten İsveçli Unlu Mamuller Kooperatifi ile işbirliği yapan araştırmacılar, ekmeklerde kullanılan çavdar oranının lezzetli, hacimli bir ekmek üretmek için gerekli gerçekçi miktarlar esas alınarak belirlendiğini ifade etti. Araştırmada, ekmek porsiyonunun, ilave kahvaltılık gıdalarla birlikte, normal bir kahvaltılık öğünün nasıl olabileceği dikkate alınarak oluşturulduğu ve kalori miktarının da önerilen alıma karşılık gelecek şekilde ayarlandığı belirtildi. Farklı miktarlarda çavdar kaynaklı diyet lifi ile formüle edilmiş çavdar ekmeğinin etkilerinin incelendiği çalışmada, tüm ekmeklerin aynı kalori değerinde üretildiği vurgulandı.
Araştırmacılar, çalışmanın sonuçlarının, kahvaltı öğününe dahil edildiğinde çavdar ekmeğinin öğle yemeğinden hem önce hem de sonra açlık hissini azaltmak için kullanılabileceğini gösterdiğini bildirdi. Bilim adamları, aynı kalori değerindeki porsiyonlarda sunulduklarında çavdar kepeğinin, doygunluk üzerine çavdar kırması ve elenmiş çavdar unundan daha kuvvetli bir etkiye sahip olduğu sonucuna varıldığını da kaydetti.
Okan Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hikmet Boyacıoğlu, Avrupa’da erkeklerde yüzde 27’den, kadınlarda yüzde 38’den yüksek oranlarda görülen obeziteye karşı mücadelede doygunluğun ana hedef olarak görüldüğünü belirterek, İsveçli bilim adamlarının, uzun süren araştırmalarıyla buldukları çavdarın doygunluk hissini artırmasının, obezitenin önlenmesi açısından büyük önem taşıdığını kaydetti.
Konja Lean, Konjac bitkisinden üretilmiş tamamen bitkisel, etkili bir zayıflama tozudur.
Konjac
Çin,Japonya ve Kore’de yetişen,tamamı ile vejeteryan içerikli jöle ve un yapımında kullanılan fiber yönünden son derece zengin bir bitkidir.Kurutulmuş Konjac bitkisi kökü %40 civarında glucomannan sakızı içerir. Glukomannan’ın obezite ve zayıflama da kullanılma sebebi emme kapasitesi çok yüksek bitkisel fiber olmasıdır.
Sitemizde birçok zayıflama ürünü, bitkisel zayıflama hapları, zayıflama yöntemleri, diyet çeşitleri, haplar, kapsüller vs vs ürünler bulunmakta. Kilo sorunu yaşayan ve bir an önce fazla kilolarından kurtulmak isteyen kişiler bu tür ürünleri kullanmaktadır. Bu durumdan istifade etmeye çalışan bazı dolandırıcı kişiler sahte zayıflama hapları üreterek, insan ve halk sğalığını hiçe sayarak ürünleri satışa sunmakta, bu ürünleri kullanıp kilo vereceğini düşünen kişiler çeşitli hastalıklara yakalanmaktadır.
XLS MEDİCAL SİPARİŞİ
Sitemize en çok gelen sorulardan biri de “ hangi zayıflama hapı ” sorusu, bu soru sadece sitemiz kadinyasam.gen.tr değil diğer tüm zayıflama / diyet sitelerinde en çok sorulan sorulardan biri. İlk başta piyasada ki zayıflama haplarının isimlerine bir bakalım
Yukarıda piyasada en çok satılan zayıflama haplarının zayıflama kapsüllerinin isimlerini görüyorsunuz. Aşağıda ki listede ölümle sonuçlanan birçok vakası bulunduğu halde satışı illegal yollarla devam eden satışı yasak zayıflama haplarının listesi bulunmakta.
Satışı yasaklanmış ve Kullanımı ölüme kadar sonuçlanan zayıflama hapları
Yasaklanmış zayıflama haplarının tüm listesini incelemek istiyorsanız daha önce yayınlamış olduğumuz yasak zayıflama hapları listeli yazımızı okuyabilirsiniz.
Diğer satışı yasaklanmış zayıflama hapı yazımızıda incelemenizi öneririz.
African Mangosu yurt dışında yıllardır satışı yapılan başarılı bir zayıflama hapıdır Dünyaca ünlü Türk doktor Mehmet Öz canlı yayın da bu ürünü tanıtması sonucu ABD ülkesinde satış rekorları kırmıştır peki bu Afrika Mangosu nedir.
Afrika Mangosu Satın alabilmek İçin AfricanMangosu.net adresini tercih edebilirsiniz
African Mango İçeriği
African Mango Bitkisel Karışımlı Kapsül Tarım ve Köy İşleri Bakanlığının 17.07.2010 tarih ve G16-2774 Sicil Numaralı İzni İle Türk Gıda Kodeksine Uygun Olarak Üretilmiştir.African Mangonun İçeriğinde; Mango Meyvesi, Biberiye, Funda, Zencefil, Tarçın Kabuğu, Mate Yaprağı, Yeşil Çay, Zeyti Yaprağı, Yulav ve Siyah Çay Bulunmaktadır.
Mangonun Faydaları
* Bu meyve içerdiği vitaminler sayesinde cilt ve saçlar için çok yararlıdır.
* Mango; potasyum, lif bakımından yüksektir. ve kuvvetli bir anti-oksidan deposudur.
* African Mango etkin içeriği sayesinde çok güçlü bir yağ yakıcıdır.
* Kilo Vermede Yardımcı Dünya basınından hiç düşmeyen ABD Başta olmak üzere diğer ülkelerde en çok satan ve fayda sağlayan ürün olarak liste başı almayı başarmıştır.
Kahvaltıdan 20 Dk. Önce Ve akşam Yemeğinden 20 Dk. Önce Olmak Üzere Günde 2 Kez Bol su ileDoktorunuzun Tavsiyesine Uygun Olarak Kullanınız..
Afrika mangosu kullanan kişiler afrika mangosu hakkındaki düşüncelerini ve ürünü alıp kullanan kişiler üründen memnun kalıp kalmadığını ve bizlere bu ürünü önerip önermediklerini bu konu altında paylaşırsanız çok seviniriz saygılar.
Böbrek Yetmezliği Tedaviniz için Yeşilex 017 Kullanın! Yeşilex 017 Böbrek Yetmezliği Tedavisi için satışa sunulan ürünlerden biri. Kaadinyasam.gen.tr sitemize böbrek hastalığı olan ve böbrek tedavisinde yardımcı gıda arayanlar sıkça geliyor. Yeşilex 017 kullanan kişiler böbrek yetmezliği tedavisi için kullanmayı düşünenler için yorumlarını yapabilir, Yeşilex017 hakkında yorumlarını yazabilirler.
Kısa Yeşilex017 Böbrek yetmezliği tedavi ürünü hakkında açıklama
Yeşilex’in böbrek yetmezliği tedavisinde mükemmel etkisine kanaat getirmek için tüm detayları eksiksiz bir şekilde açıklıyoruz. Böbrek yetmezliğinin kalıcı tedavisi bu detaylarda gizli olduğu için açıklamalara dikkatle göz gezdirmenizi öneririz. Gerçek anlamda böbrek yetmezliğinden kurtulmanın sırlarını aşağıdaki açıklamalarda bulacaksınız.
YEŞİLEX – 017 Şahtereli Bitkisel Karışım
Etkileri :
Kullanım şekli :
Sabah, öğle, akşam aç karnına 2’ şer kapsül alınması önerilmektedir.
İçindekiler:
Şahtere :
İdrar arttırıcıdır. Yatıştırıcı ve terletici etkilere sahiptir. Karaciğer hastalıklarına karşı faydalıdır. Vücuttaki zararlı maddelerin uzaklaştırılmasını sağlar. Yüksek tansiyonu düşürür. Damar sertliğine karşı koruyucudur. Kanı ve böbrekleri temizler. Sarılığa karşı faydalıdır. Hazmı kolaylaştırır ve mide ağrısı şikayetlerini giderir. Sedef, uyuz ve egzama gibi cilt hastalıklarını gidermeye yardımcı olur. Basura karşı faydalıdır. Kepeği azaltır.
Lavanta :
Yatıştırıcı ve uyarıcıdır. İdrar ve gaz söktürür. Karın şişliği ve migren ağrılarında faydalıdır. Romatizma şikâyetlerini azaltır. Mikrop öldürücüdür. Kokusu vücuda kuvvet ve ferahlık verir. Ateşli hastalara iyi gelir. Özellikle Karaciğere çok faydalı olan Lavanta, karaciğerin düzenli çalışmasına yardımcı olur. Bu özelliği ile karaciğer yetmezliği, hepatit B ve C, sarılık gibi hastalıklarda faydası görülür. Lavanta çiçeği yağı kapalı göze kompres yapılırsa gözleri kuvvetlendirir ve rahatlık verir.
Yan etkileri :
Kullanımı güvenlidir. Hamile bayanların kullanması tavsiye edilmez
Uyarılar :
Tavsiye Edilen miktardan fazla tüketmeyiniz.
Doz Aşımı halinde lütfen doktorunuza başvurunuz.
Serin ve Çocuklarınların ulaşamayacağı yerlerde muhafaza edidiniz.
Ürünümüz ilaç değil bitkisel gıda takviyesidir.
Uzman Tavsiyesi :
Böbrek hastaları, ister diyalize girsin, isterse girmesin mutlaka diyet yapmalıdır. Üstelik bu diyeti, konusunda uzman beslenme ve diyet uzmanıyla birlikte hazırlamalıdır.
Beslenme ve diyet uzmanı, hastanın idrarının miktarına, diyabet, yüksek tansiyon gibi diğer hastalıklarının varlığına, kilosuna, boyuna, kanındaki potasyum, fosfor ve sodyum değerlerine bakarak bir diyet listesi hazırlar.
Ülkemizdeki diyaliz merkezlerinde zorunlu olarak beslenme ve diyetuzmanı bulunur. Her hastanın diyet tedavisi ayrı planlandığı ve uzun süreli takip gerektiği için hastalar, kendilerine özel olarak hazırlanan diyet listelerini mutlaka uygulamalıdırlar.
Diyette nelere dikkat edilmeli?
Böbrek Yetmezliği Nedir ?
Böbreğin normalde yaptığı görevlerin kaybına böbrek yetmezliği denir. Böbrek yetmezliği geliştiğinde böbreklerin şu görevlerinde önemli aksamalar olur:
Sağlıklı bir tek böbrek tüm bu görevleri yerine getirebilir. Kişide böbrek yetmezliğine ait şikayet ve bulguların oluşması için her iki böbreğin de görevlerini yapamaması gereklidir.
Böbrek Yetmezliği Nedenleri?
KRONİK VE AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİ
Akut Böbrek Yetmezliği:
Böbrek işlevlerinin birkaç saat veya hafta gibi kısa bir sürede aniden bozulmasıdır. Böbreğin özellikle zararlı yıkım ürünlerini atma ve sıvı-tuz dengesini düzenleme işlevleri bozulur. Böbrek işlevi, nedene bağlı olarak birkaç hafta veya ay süreyle bozuk devam edebilir ve bu sürede bazen geçici bir diyaliz uygulanması gerekebilir.
Akut böbrek yetmezliği böbrek öncesi, böbreğin kendisine veya idrar yollarına ait sebeplerden kaynaklanabilir. En sık görülen neden kan kaybı, şiddetli kusma, ishal, yanık gibi böbreğe gelen kan akımının azalmasına yol açan sıvı kaybı durumlarıdır.
Ayrıca çeşitli ilaçlara, zehirlere ve nefritlere bağlı olarak böbrek dokusunun zedelenmesi ve taş, erkeklerde prostat büyümesi gibi nedenlerle idrar yollarında tıkanıklık gelişmesi de akut böbrek yetmezliğine yol açabilir.
Tedavisi yol açan nedene göre değişiklik gösterir. Çoğunlukla geri dönüşlü bir durumdur, ancak bazı hastalarda kalıcı böbrek işlev bozukluğu gelişebilir.
Kronik Böbrek Yetmezliği:
Böbreğin tüm işlevlerinin kalıcı ve ilerleyici bir şekilde bozulmasıdır. Geri dönüşlü bir durum değildir. Ancak, hipertansiyonun etkin bir şekilde kontrolü, diyet uygulanması, yeterli sıvı alınması, bazı ilaçların kullanımından kaçınılması ve düzenli kontrol gibi önlemlerle böbrek işlev bozukluğunun ilerlemesini önemli ölçüde yavaşlatmak olasıdır.
Ülkemizde ve birçok ülkede kronik böbrek yetmezliğinin en sık görülen iki nedeni şeker hastalığı ve hipertansiyondur. Bu hastalıklarda tuz kısıtlanması, düzenli egzersiz yapılması ve kilo verilmesi gibi yaşam tarzı değişikliklerinin uygulanması, kan şekerinin ve kan basıncının etkin bir şekilde kontrol edilmesi ve düzenli izlem gibi önlemlerle böbrek yetmezliği gelişimini önlemek mümkündür.
Ayrıca çeşitli nefritler, taş hastalığı, idrar yollarındaki yapısal bozukluklar, infeksiyonlar, özellikle polikistik hastalık olmak üzere böbreğin kalıtımsal hastalıkları da kronik böbrek yetmezliğine yol açabilir.
Böbrek yetersizliği gelişip ilerledikçe, böbreğin işlevlerinin bozulması sonucu birçok sorun ortaya çıkar:
Böbrek Yetmezliği Belirtileri
Tedavi
Tedavide amaç; ABY’ne neden olan faktörü ortadan kaldırmaktır. Sıvı elektrolit kaybı süratle düzeltilmelidir. Diürezle birlikte ağırlık takibi yapılmalıdır. ABY olan bir hasta günde 05 mEq / lt’den fazlaysa iyon değiştirici reçineler önerilir. Kayaxalate 20-50 gr yada sorbital 100 ml sıvı ile ağız yolu ile verilebilir. Amaç konstipasyondan korunmaktır. %10’luk Ca glukonat veya % 20 glukoz kristalize 20-30 ünite insülin ile birlikte verilerek K+ hücre içine sokulabilir.
Oligüri evresinde idrar akışı olmadığı için çıkardığı sıvıdan fazlası verilmemelidir. Aksi takdirde volum fazlalığı ile birlikte akciğer ödemi gelişir. Hastaya verilecek sıvı miktarının hesaplanması 1 gün önce çıkardığı idrar miktarı + fizyolojik kayıp şeklinde hesaplanarak verilecek sıvı miktarı (zorunlu 400-500 ml) bulunur.
ABY’li hastaya K+ patatesten kaçınılır. K+ artışı ventrikuler fibrasyon oluşturur.
Diurez evresinde hasat bol idrar çıkardığından sıvı kısıtlanmaz süt gibi besinlerden 25-30 hatta 60 gr verilir.
ABY’de diyaliz endikasyonu; aşırı sıvı yüklenen ve akciğer ödemi gelişen hastalarda nefrotoksik maddelerin uzaklaştırılması gerektiğinde uygulanır.
DİYALİZLE TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Diyaliz, vücuttaki fazla suyu ve atık maddeleri filter ederek vücuttan atılmasını sağlayan yöntemdir.
2 çeşit diyaliz vardır;
Hemodiyaliz nedir?
Böbreğin çalışmadığı hallerde, suni böbrek makinaları kullanarak vücuttaki fazla su ve atık maddelerin vücuttan atılma yöntemidir. Hemodiyaliz işleminde, iki iğne yardımı ile kan makinaya gider, bir filtreden geçer, temizlenir ve damara geri döner.
Periton diyalizi nedir?
Periton, karın boşluğunda bulunan, karın duvarını ve organları saran bir zardır. Periton diyalizi, karın boşluğuna küçük bir ameliyat ile yerleştirilen, ince, yumuşak, silikondan yapılmış kalıcı bir tüp ( kateter ) aracılığı ile yapılır.
Beslenme Unsurları
Böbrek yetmezliği, birden başlayan şiddetli (akut) ya da süreğen kronik türde olabilir.
Akut Böbrek Yetmezliği
Akut böbrek yetmezliğinde, organ görevlerini tam olarak yapamaz. İdrar çok azalır ya da hiç idrar çıkmaz. Üre gibi metabolizma artıkları, elektrolitler dışarı atılmadığından vücutta birikir. Asit – baz dengesi, sıvı ile elektrolit dengesi bozulur. Vücutta şişme (ödem), kan basıncında yükselme, kalp yetmezliği dalgınlık, kanama ve şok gibi durumlar görülebilir. Hasta, hastane ve doktor bakımında tedavi edilir. Uygun diyet, hastanın iyileşmesinde çok önemlidir.
Akut böbrek yetmezliği olan hastalar için diyet düzenlemede aşağıda belirtilenlere uyulmalıdır
1. Diyetin enerji değeri, hastanın normal vücut ağırlığını koruyacak şekilde düzenlenir. Enerji ihtiyacı daha çok karbonhidratlarla ve yağlarla karşılanır.
2. Hasta proteinsiz bırakılmaz. Kanda üre yüksek değilse protein azaltılmaz. Vücut proteinlerinin yakımını azaltmak için yüksek kaliteli protein verilir. Hastane tedavisinde damardan elzem, amino asit karışımı verilmesinin yararı üzerinde durulmaktadır. Bu karışıma yetişkin hastalar için de histidin eklenmesi gerektiği vurgulanmakta, arginin’in de yararlı olacağı ileri sürülmektedir.
3. Hastanın kan basıncı yüksekse ve vücudunda şişme varsa tuz aşırı olr mayacak biçimde azaltılır. Aşırı ve sürekli olarak sodyum kısıtlaması sakıncalıdır.
4. Hastanın, çıkardığı idrara ve genel durumuna göre su dengesi sağlanır. Hasta susuz bırakılmaz.
5. Hastanın diyeti; enerji, vitamin, protein ve minerallere ihtiyacını karşılayacak ve kolay tüketilebilecek şekilde düzenlenir.
Süreğen (Kronik) Böbrek Yetmezliği
Süreğen (kronik, eskimiş, müzmin) böbrek yetmezliği, çeşitli böbrek hastalıklarının ilerlemesi sonucu ortaya çıkar. Böbreklerin görev yapan birimleri olan nefronlar çalışamaz duruma gelir. Süzme ve geri emme yeteneği ileri derecede bozulur. Nefronların yarıdan çoğu görev yapamaz duruma gelebilir. Bu durumda, öteki sistemlerin ve organların çalışması da bozulur. Böbrek yetmezliğinin ağır şekli “üremi” olarak da adlandırılır.
Böbrekler, kanı metabolizma ürünlerinden temizleyemez.İdrarla dışarı atılamayan üre, ürik asit ve benzeri metabolizma artıkları kanda birikir. Bu maddeler bütün organlara zarar verir. Kansızlığa, sinir sistemi bozukluklarına, havale nöbetlerine, kas zayıflığı ve erimesine yol açar. Hastada, iştahsızlık, bulantı, kusma, sürgün (ishal) ve karın ağrıları görülebilir. Karbonhidrat yağ ve protein metabolizması da bozulabilir.
Hasta doktor kontrolü altında tutulur. Diyet, hastanın genel durumuna ve doktorun direktifi doğrultusunda düzenlenir.
Süreğen (kronik) böbrek yetmezliği olan hastaların diyeti, enerji yönünden yeterli, vücutta protein yıkımını artırmayacak, kanda üreyi yükseltmeyecek, sıvı ve elektrolitleri dengede tutacak şekilde düzenlenir.
Diyet düzenlemede uyulması gereken hususlar şunlardır
1.Diyetin enerji değeri normal kiloyu koruyacak şekilde ayarlanır. Diyetin enerji değeri 2000 – 2500 kalori olabilir. Bunun için diyette 300 – 400 gr. karbonhidrat, 70 – 90 gr. kadar yağ bulunabilir.
2.Kanda üre çok yüksek ve idrar azsa, diyetin protein değeri düşürülür. Hastanın ağırlaştığı bu durumda bol şekerli pelte, şekerlemeler ve nişastalı besinler verilir, idrar miktarı artmaya, kanda üre düzeyi düşmeye başladıkça, diyette protein miktarı artırılır. Vücut proteinlerinin yıkımını azaltmak için yüksek kaliteli proteinler seçilir. Verilen protein miktarı kilo başına 0,5 gramın altına düşürüknez.Hastanın kanı hastanede belli aralıklarla özel yöntemle (hemodializ) temizleniyorsa hastaya daha yeterli miktarda protein verilebilir. Çok ağır durumda olmayan hastaya günde verilecek protein miktarı 35 – 60 gr. dolayında olabilir.
3.Hastada kalp yetersizliği ve şişme varsa, idrar az, kan basıncı yüksekse, tuzu kısıtlı diyet uygulanır. Bu durumlar yoksa tuz fazla azaltılmaz.
4. Kusma, sürgün (ishal) ve idrarla kayba uğrayan su ve elektrolitler karşılanır.
5. Hastanın yeterli ve dengeli beslenmesini sağlayacak diyet uygulanır. artırılabilir. Hastanm isteği dikkate alınarak, yemesini kolaylaştırıcı (düzenlemelere gidilir. Yemekler şeker, limon ve benzerleriyle lezzetlendirilebilir.