Kanserden korunmak için tüketeceğiniz 5 besin!

Kanserden korunmak için tüketeceğiniz 5 besin! Posta gazetesinin geçtiğimiz günlerde yayınladığı bu özel besinleri bizde sitemiz okurlarıyla paylaşıyoruz. Sitemizde kronik hastalıkların yanında, kanser gibi birçok hastalık hakkında sağlıklı yaşam makaleleri bulunmakta, özellikle kadın hastalıkları ve kadın sağlığı konusunda detaylı bilgilendirici özel içerikler sunulmaktadır. Bu yazımızda kanserden korunmak için neler yapabileceğiniz ile ilgili bir anlatım yaptık, ayrıca sizi kanserden koruyan 5 besinide paylaştık. Mutlu, sağlıklı günler dileriz.

kanserden korunmanın yolları kanser 200x300 Kanserden korunmak için tüketeceğiniz 5 besin!

korunmanın yolları

Fransa’nın ünlü kanser uzmanı Prof. David Khayat doğru beslenmenin hastalığa karşı savaşta etkili olduğunu belirtti. Paris-Match’a konuşan doktorun önerileri şöyle

NAR: Antioksidan oranı yüksek bu meyve günde yarım litreye kadar tüketilebilir. Kalp hastalıklarına karşı da yararlıdır.

YEŞİL ÇAY: En az 3 ay boyunca düzenli içilen yeşil çay ağızda kanser oluşması riskini yüzde 50 oranında azaltır.

SAFRAN: İçindeki antioksidan miktarı fazla olan safranın sağlıklı hücrelere zarar vermeden kanserli hücreleri iyileştirme etkisi bulunur.

KERSETİN: Kakao, elma kabuğu ve çayda bulunan bu madde, düzgün tüketim ile akciğer kanseri riskini yüzde 50 azaltır.

SOĞAN VE SARIMSAK: Bağışıklık sistemini güçlendirir. Haftada 6 diş sarımsak tüketimi mide kanseri riskini yüzde 50, kolorektal kanseri riskini ise yüzde 30 oranında azaltır. Günde 80 gram soğan tüketimi de rahim kanseri riskini yüzde 20 oranında düşürür.

Kanserden korunmak için öneriler

  • Etler üzerlerinde bulunabilecek kandaki demirin zararından temizlenmeleri için bol suyla yıkanmalı veya sirkeli, limonlu su içinde, suyun rengi açılıncaya kadar değiştirilerek bekletilmeli. Pişirildikten sonra ete baskı uygulanarak içinde kalan kan da çıkarılmalı.
  • Et en fazla 120 derecede pişirilmeli. Kızartma yapılmamalı çünkü et yüksek sıcaklıkta kanserojen madde yayar. Yiyecekler alevle direk teması engellenmeli.
  • Havuç ve şeftalide de bulunan Beta Karoten, sigara içenlerde çok tüketildiğinde akciğer kanseri riskini 3 kat artırır.
  • E vitaminini fazla tüketen erkeklerde prostat kanseri olma riski yüzde 40 oranında artar.
  • Cilt kanserine yakalanma tehlikesi diğerlerinden daha fazla bulunan açık tenli, sarışın kişiler güneşe çıkıldığında kanserojen madde yayma tehlikesi olan psoralen adlı elementin bulunduğu portakal suyunu az miktarda tüketmelidir.
  • Selenyum minerali ve C vitamini desteği sağlayanlar dışında, beslenme diyetine katkı sağlayacak başka bir ilaç kullanılmamalıdır.

Kilo Almanızın 5 Şaşırtıcı Sebebi

Kilo almak, kilo vermek ve zayıflamak kadar zor olmayabilir. Yani şaşırtıcı sebeblerle kilo alabilirsiniz. Bu yüzden ne yiyip içtiğinize özellikle dikkat etmeli, Kilo almanızın sonucunda zayıflamak için uğraşacağınızı unutmamalı, kilo vermenin uğraştırıcılığından kurtulmak için kilo almamaya çalışmalısınız.

Kilo Almanızın 5 Şaşırtıcı Sebebi

Ekstra kaloriler kilo almanın tek sebebi olmayabilir. Kızarmış yiyeceklerin, dev porsiyonların, tatlıların, alkolün ve şekerli içeceklerin kilo almaya yol açtığı bilinen bir gerçektir. Fiziksel aktivite ile yaktığınızdan daha çok kalori aldığınızda kiloların neden ikiye katlandığını anlamaya dair anlaşılmazlık vardır. Peki, sağlıklı besleniyorsanız ve düzenli spor yapıyorsanız ve buna rağmen kilo alıyorsunuz bunu nasıl açıklarsınız? Kilo almak özellikle sebebini bilmediğiniz anlarda insanı deliye çeviren bir süreçtir. Beklemediğiniz durumlarda kilo almanıza sebep olan 5 faktör:

1- Uyku Eksikliği Yüzünden Kilo Alıyor Olabilirsiniz
Vücut dinlenmiş haldeyken en iyi performansını gösterir. Yeterli uyumuyorsanız vücudunuz psikolojik stres yaşar ve biyokimyasal olarak vücudunuzda yağ depolarsınız.

Yorgun olduğunuzda stresin üstesinden gelemezsiniz ve bu stresi atmak için kendinizi yemeye verebilirsiniz. Ayrıca gece geç saatlerde atıştırmak da ekstra kalorilerin alınmasına sebep olur. Bazı insanlar bir şeyle yemenin uyumalarına yardımcı olabileceğini düşünür. Ama bu kilo almanızdan başka bir şeye yaramaz.

Her gece 8 saat uyumaya özen gösterin. Düzenli spor yaptığınız zaman daha iyi uyursunuz.

2- Stres Yüzünden Kilo Alıyor Olabilirsiniz
Bizden her zaman daha fazlasının daha fazlasını bekleyen bir toplumda yaşıyoruz. Her gün daha fazla şey başarmak zorunda kalıyoruz. Stres bizi daha ileriye götürür ve hayata dair isteklerin üstesinden gelmemize yardımcı olur fakat psikolojik durumumuzu ve duygularımızda etkiler. Stresli olduğunuz zaman metabolizmamız yavaşlar ve obeziteye sebep olan çeşitli kimyasallar depolarız. Çoğu insan stres yüzünden kendini yemeye verir. Hâlbuki bu işe yaramaz.

Uzmanlar kalorinin yakılmasını ve çeşitli hastalıkların üstünden gelinmesini sağlayan sporlar ve rahatlama teknikleri öneriyor.

3- İlaç Tedavisi Yüzünden Kilo Alıyor Olabilirsiniz
Depresyon, diyabet, nöbetler, migren ve tansiyon gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan bazı reçeteli ilaçlar kilo almaya sebep olabilir. Bazı steroidler hormon tedavisi hatta oral kontraseptifler de kilo almaya sebep olabilir. Yeme alışkanlıklarınızı değiştirmediğiniz takdirde 1 ay içerisinde 5 ya da daha az kilo aldıysanız aldığınız ilaçlar olabilir.

Kilo almaya sebep olabilecek bazı yaygın ilaç türleri:

Steroidler
Antidepresanlar
Antipsikotikler
Anti Nöbet İlaçları
Diyabet İlaçları
Yüksek Tansiyon İlaçları
Mide Ekşime İlaçları
4- Sağlık Durumu Yüzünden Kilo Alıyor Olabilirsiniz
Kilo almaya sebep olan en yaygın sağlık durumu hipotirodizimdir. Tiroit hormonu yetersizliği metabolizmanın yavaşlamasına sebep olabilir. Buda iştah kaybına böylelikle kilo alımına sebep olur.

Cushing sendromu da kilo alımına sebep olabilir. Bu hastalık kortizol hormonunun fazlalığı nedeniyle oluşur.

5- Menopoz Yüzünden Kilo Alıyor Olabilirsiniz
Kadınlar farklı yaşlarda menopoz dönemine girerler. Fakat kadınlarda genellikle menopoz orta yaşlarda görülür ve kadınlar bu dönemde eskisine oranla fiziksel olarak daha aktiftirler. Yaşlandıkça insan metabolizması yavaşlar. Aynı zamanda hormonal değişiklikler açlığı, depresyonu ve uyku yetersizliğini 3 e katlayabilir. Bu dönemde kadınlar kilo almanın zararlarını anlamak zorundadır. Bu yüzden bol bol spor yapmaları tavsiye edilir.

Sağlıklı beslenme ve bol miktarda D Vitamini menopoz döneminde kilo kaybını önler.
Kaynak : zayiflamakocu.com

Kilo Vermek: Verilen Kiloların Korunması

Uzun süre uğraşıp kilolarınızı verdiniz. Belki zayıflama hapı kullandınız, belki zayıflama tedavisi gördünüz, öyle ya da böyle zayıflamak için diyet çeşitleri denediniz ve sonucunda zayıflamayı, kilo vermeyi başardınız. Peki ya sonra? Sonra kilo almaya başlamanız durumunda ne olacak? Kilo vermek kolay geldi, fakat verdiğiniz kiloları tekrar almak istermisiniz?

Kilo Vermek: Verilen Kiloların Korunması

İstenilen kiloya ulaştığınızda bunu başarılı bir şekilde sürdürmek için çabalarınızda pozitif bir tutumun önemi büyüktür. Kalıcı olarak kilo vermek için sağlıklı bir yaşam sürmelisiniz.

Kilo verdiğinizde kilo vermeden önceki sağlıksız yeme alışkanlıklarınıza geri dönmeyin.

Kilonuzu kontrol etmek mümkün olmayan bir görev değildir. Yediklerinizi yaptığınız sporla dengelemek yeni kilonuzu sürdürmekte size yardımcı olacaktır.

Verilen Kiloların Geri Alınmasını Nasıl Önlerim?
Aşağıdaki önerileri aklınızda bulundurun:

Öğünleri atlamayın. Öğün atlamak metabolizmanızı yavaşlatır. Ayrıca daha sonra gün boyunca aşırı yemeye sebep olur.
Haftada bir kez tartılın. Kilonuzu görmek daha fazla kilo almanızı önlemeye yardımcı olur. Giydiğiniz kıyafetlerde her zaman farkı hisse demeyebilirsiniz. Sağlıklı beslendiğinizi garanti altına almak için yiyecek planı oluşturun. Yediğiniz ve içtiğiniz her şeyi not edin. Dürüst olun aksi takdir de bu plan işe yaramaz. Bu yiyecek planı gerektiğinden daha fazla yüksek kalorili yiyecekler tükettiğiniz takdir de bunu fark etmenize yardımcı olur. Yaptığınız sporları da kaydetmek de yardımcı olacaktır.
İhtiyacınız olan tüm besinleri almak için her şey den yiyin.
Tam tahıllı ürünler, yağsız protein kaynakları, bol sebze ve meyve tüketin.
Düzenli olarak spor yapın. Fiziksel aktivite verilen kiloların korunmasının en önemli yardımcılarındandır. Bu yüzden her gün aktif olmak için elinizden gelenin en iyisini yapın.
Kaynak : zayiflamakocu.com

Planlı beslenme ile sağlıklı bir yaşam

Beslenme sadece yemek yemek midir? Karnımızı doyurmak yaşamak için yeterlidir de nasıl bir yaşam? Uzmanlar beslenmenin tamamiyle planlı ve programlı yapılmasını öneriyorlar. Basit bi programla sağlıklı bir beslenme sağlayabiliriz.  Kolay, ucuz ve uygulanabilir besin değişimleri ile geç yaşlanan formda biri olabilirsiniz. Yapacaklarınızı öğrenmeniz çok kolay! Bütün sorun karar vermekte. Verdiğiniz kararı sürdürmek ve çevrenizdeki sabotajcılarla bir süre direnmekte.

Akılcı bir beslenme planı ile kilonuzu daha kolay yönetir, osteoporozdan (kemik kırılganlığı artışı), menopoz yakınmalarından, yaşlılıkta karşılaşabileceğiniz pek çok sorundan korunabilirsiniz. Kan basıncınızı ayarlamak, kan şekerinizi dengelemek, kolesterol ve trigliserid seviyelerinizi azaltmak için ciddi avantajlar sağlayabilirsiniz. Unutmayın! ‘Ne yiyorsanız O’sunuz’ kuralı yüzyıllardır hep aynı ve hiç değişmeyecek…

Öğleden sonra enerji

Öğleden sonraki enerjisizlik sorununuzu çözmek için öğlen yemeklerini salata ile geçiştirmeyi bırakın. Her öğlen 100-150 g balık, tavuk veya yağsız kırmızı et ihtiva eden bir beslenme planı yapın. Ya da salatalarınıza protein katın! Uykusuzluk sorununuzu çözmek istiyorsanız akşamları erken yiyin ve daha fazla karbonhidrat (sebze, makarna) kullanın. Akşam yemeğinizi küçültün, azaltın.

Yorgun musunuz?

Hep yorgunsanız, daha çok protein (balık), magnezyum (ceviz, badem, avokado), B vitamini ve potasyumu (muz, domates) doğal besinler ile kazanmaya çalışın. Demir (et, yeşil sebzeler, pekmez) ve folik asit tüketiminizi çoğaltın. Demir eksikliği ile ilişkili sağlık sorunlarından korunmak, belleğinize, saçınız, deriniz ve ruhsal dengenize, özellikle de kansızlık sorununuza çözüm bulmak için daha fazla demir tüketmeye bakın! Yorgunlukla savaşta en güçlü silahın iyi bir sabah kahvaltısı olduğunu sakın unutmayın. Öğün atlamayın.

Hipertansiyona karşı

Hipertansiyon sorunu ile daha kolay başetmek istiyorsanız önce kalori tüketiminizi kontrol altına alın. Fazla kilolarınızı atın! Tuz tüketiminizi günde bir çay kaşığı (2,5 gr) ile sınırlayın. Potasyumdan zengin besinlerden (muz, patates, şeftali, kayısı, domates), magnezyum kaynaklarından (kurubaklagiller, ceviz, fındık), posa deposu sebzelerden (havuç, yeşil yapraklı sebzeler) daha çok faydalanın.

Kalp ve damar için

Kalp ve damar hastalığından, damar sertliği ile ilişkili sağlık sorunlarından uzak yaşamak istiyorsanız omega-3 yağ asitlerini artırın: Daha çok balık (haftada 2-3 kez, 100-150 gr), keten tohumu (günde 1-2 tatlı kaşığı), ceviz (günde 1-2 adet) kullanın. Kolesterol deposu besinlerden (sakatat grubu, şarküteri grubu, yumurta sarısı), doymuş yağlardan (tereyağı, iç yağı, kuyruk yağı, kanatlı hayvanların derisi, yağlı kırmızı etler) uzak bir beslenme planı yapın. Kalori ve alkol tüketiminizi sınırlayarak trigliserid düzeyinizi azaltın. Antioksidan etkili doğal ateroskleroz savaşçılarından (Likopen deposu domates, karpuz, Resveratrol deposu üzüm suyu, şarap, Quercetin deposu elma, Proantosiyanidin deposu üzüm çekirdeği) daha sık faydalanın.

Yaşlılıkla ilişkili göz sorunlarından katarakt ve makula dejenerasyonun yavaşlatılmasında E vitamini zengini besinlerin (yağlı tohumlar, tahıllar), Lutein deposu, Zeozantin kaynağı ürünlerin, beta karoten yüklü havucun, kayısının, C vitamini deposu sebze ve meyvelerin yararından istifade edin.

Kolesterol Erken Ölümlerin En büyük sebebi!

Kolesterol Erken ölümleri nedeni! Kolesterol bir hastalıktır. Ve tüm dünyada hızla yayılmaktadır. Ülkemizde de özellikle son 20 yılda beslenme döngüsünde yaşanan birçok sorundan ötürü hızla yayılmaya başlamıştır. Özellikle ülkemizde genç yaşta hayatını kaybeden kişiler genellikle kolesterol hastası ve ölümlerinin nedeni de kolesterol!

Prof. Dr. Meral Kayıkçıoğlu, Türkiye’de genç ölümlerinin kolesterol kaynaklı olduğunu söyledi

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi 9’uncu Halk Sağlığı Kongresi’nde ’Eyvah Kolesterolüm Yüksek Kalp Krizi için Çok Gencim’ konulu konferans düzenlendi.

EÜ Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Meral Kayıkçıoğlu ve Prof. Dr. Oğuz Yavuzgil dinleyicilere kolesterol, damar tıkanıklığı ve kalp kriziyle ilgili bilgi verdi.

Programa küçük bir skeçle başlanırken kolesterol kontrolü ve kalp krizi hakkında neler yapılması gerektiği ve nasıl tanı konulacağı ilginç bir şekilde katılımcılarla paylaşıldı.

GENÇ ÖLÜM ORANI TÜRKİYE’DE YÜKSEK

Prof. Dr. Meral Kayıkçıoğlu kolesterol, tanı süreci, beslenme alışkanlığı hakkında görsel destekli bilgi sundu. Prof. Kayıkçıoğlu, “Türkiye’de her 100 ölümden 55’i kalp hastalıklarından olmaktadır.

kolesterol kolesterol hastalığı kolesterol hamburger hamburger resimleri 300x226 Kolesterol Erken Ölümlerin En büyük sebebi!

hamburger


Avrupa ile kıyaslandığında ülkemizde genç yaşta ölüm oranı yüksektir. Bunların birçoğu kolesterolden kaynaklanmaktadır. Yağlı beslenme kalp krizi ve damar tıkanmalarına yol açar” dedi. Prof. Dr. Kayıkçıoğlu, Kolesterolün sinsi bir rahatsızlık olduğunu söyledi.

Prof. Tansiyon gibi değildir. Kolesterolün yükseldiğini anlayamazsınız. Damar tıkanıklığı olmadan belirlenemez” dedi.

Bunları engellemek için yaşam tarzı değişikliği, diyet ve ilaçlar kullanılabileceğinin altını çizen Prof. Dr. Kayıkçıoğlu “Bununla birlikte kolesterol oranı normale döndükten sonra ilaç kullanımını bırakmayın. İlaçlar ömür boyu kullanılmalıdır” diye konuştu.

Katılımcıların sorularını yanıtlayan Prof.Dr. Yavuzgil son olarak, “Kalp krizi sonrası sigara kesinlikle bırakılmalıdır” dedi. Diyetisyen Selda Donduran’ın beslenme hakkında verdiği bilgilerin ardından konferans sona erdi.

Bu diyet Yöntemi ile Hastalıklardan Korunun!

Bu diyet Yöntemi ile Hastalıklardan Korunun! Bazı diyet programları ve zayıflama hapları kişilerde çeşitli hastalıklara neden olurken bazı diyet yöntemleri vardır ki kişilerin çok daha sağlıklı yaşaması için bire bir yöntem ve programlardır. İşte bunlardan biri. Kalp hastalıkları riskini azaltan diyeti sizler için hazırladık. Kalp hastalığı olanlar, Kalp hastalığı hakkında sıkıntı ve şikayetlerine çare arayanlar gelecekte kalp hastalığı yaşamak istemeyenler, yakalanmak istemeyenler için başarılı bir diyet ve sağlıklı yaşam programı.

ABD’de orta derecede kalp hastalığı riski olan kişiler üzerinde yapılan araştırma, üç ay Akdeniz diyeti uygulanan bu kişilerde kalp hastalıkları riskinin yüzde 15 gerilediğini ortaya koyuyor.

kalp hastalıkları diyet yöntemi akdeniz diyeti diyet beslenme 300x225 Bu diyet Yöntemi ile Hastalıklardan Korunun!

kalp hastalıkları

Uzmanlar, sağlıklı beslenme trendinin Türk, İtalyan, Yunan, Lübnan, Fas ve Tunus mutfaklarının karışımı olan Akdeniz mutfağında yoğunlaştığını belirterek, sebze, meyve, süt ve ürünleri, doğal kepekli tahıllar, tam buğday ekmeği, kepekli ekmek ve zeytinyağından oluşan Akdeniz diyeti ile kalp ve damar hastalıklarının önüne geçilebileceği tavsiyesinde bulunuyor.

HAFTADA DÖRT KEZ BALIK TÜKETİMİ SİZİN İÇİN!

Uzmanların verdiği bilgiye göre, Akdeniz tarzı beslenme, sebze, meyve, süt ve ürünleri, doğal kepekli tahıllar, tam buğday ekmeği, kepekli ekmek ve zeytinyağından oluşuyor.

Yurt dışında beslenme ve kalp sağılğı ile ilgili yapılan çeşitli araştırmalar, halk arasında Akdeniz diyeti olarak bilinen düşük kolestrol diyetinin, hastalıklardan korunmada önemine dikkat çekiyor.

ABD’de yapılan yeni bir araştırmada, Akdeniz diyetinin üç ayda kalp hastalıkları riskini yüzde 15 oranında gerilettiği saptandı. Araştırma için orta derecede kalp hastalığı riski olan 212 erkek ile kadın seçildi ve bu kişiler üç ay boyunca Akdeniz diyetiyle beslendi.

Akdeniz diyetini uygulayanlar, haftada dört kez balık, haftada bir kez de kırmızı et tüketti. Erkeklerin günde 2, kadınların ise 1 kadeh kırmızı şarap içmesine izin verildi.

Araştırma sonucunda Akdeniz diyetiyle beslenenlerin kolesterol miktarlarının yüzde 7.5 oranında azaldığı saptandı. Akdeniz diyetinin kalp hastalıkları riskini yüzde 15 oranında gerilettiği belirlendi.

FONKSİYONEL BESİNLER

Akdeniz diyetinde bulunan fonksiyonel besinler, havuç, kayısı, turunçgiller, böğürtlen, ahududu, kızılcık ve lahana gibi sebze ve meyvelerden oluşuyor ve C ile E vitaminlerini içeriyor.

LDL oksidasyonunu önlüyor, kan lipitlerini düşürüyor ve kanser riskini azaltıyor. Özel tat veren sarımsak, soğan, pırasa ve lahana gibi sebzeler ise bağışıklığı güçlendiriyor.

Soya fasulyesi ve diğer fındık, fıstık, ceviz, kuru fasulye, nohut gibi baklagiller E vitamini, selenyum, çinko ve diyet posası içeriyor. Kan lipidlerini düşürüyor, toksik ögeleri etkisizleştiriyor ve kan şekerini denetliyor.

YOĞURT VE YEŞİL ÇAY

Yeşil çay ise karsinojenleri (kanserojenleri), toksin ve mikropları etkisizleştiriliyor. Yoğurt ve probiyotikler, laktikasit bakterileri içeriyor ve bağırsak enfeksiyonlarını iyileştiriyor, kolon kanseri riskini azaltma eğilimi gösteriyor.

Kalsiyum açısından zengin olan yağı azaltılmış süt ve süt ürünleri ise osteoporoz riskini azaltıyor.

İşte Akdeniz Diyeti Uygulamak isteyenler için Akdeniz Diyetinin Örnek Menüsü

Sabah: Yağsız veya az yağlı süt, yağsız ya da az yağlı peynirler, zeytin, çiğ sebzeler (domates, salatalık, sivri biber), taze ve kuru meyveler (kayısı, erik, üzüm, incir) />
Ara öğünler: Yağsız yoğurt, meyve, taze sebze (salatalık, domates, biber, kabak) />
Öğle ve akşam: Balık, sebze yemeği, salata, meyve, makarna veya kuskus, yoğurt ya da salata, meyve ile 1-2 bardak kırmızı şarap. Kuru baklagil ve sebze karışımı.

Anne sütünü arttırmanın doğal yolları!

Anne sütünü arttırıcı bitkiler – Anne sütününü artması önemlidir. Bebeğe ilk 6 ay boyunca anne sütü içirilmesi bebeğin zihinsel gelişimini ve bedensel gelişimini desteklemesi yanında birçok önemli sağlık faktörünüde direkt etkiler.  Hamile bayanların, bebeklerini emziren annelerin mevsiminin dışında yetişen hormonlu ve ebter tohumlu sebzeleri tüketmemeleri gerektiğini belirtelim. Ayrıca, mevsiminde olsun ya da olmasın ebter tohumundan üretilen sebzelerin de tüketilmemesi gereklidir. Genleriyle oynanmış yani bilimsel adı transgen olan tohumlardan elde edilen ve ülkemizde de görülmeye başlayan bu ürünleri örneğin mısır Hamile bayanların ve bebeklerini emziren annelerin uzak durması gereklidir.

İncir-Havuç Kürü ve taze beyaz dut oldukça gü.lü anne sütünü arttırıcı özel besinler arasındadır. Bebeklerin emziren annelere sütlerini arttırmaları için öncelikli tavsiye incir-havuç kürü karışımlarını kullanmalaıdır.

Taze BEYAZ ÜZÜM, dereotu, incir, taze ya da kurutulmuş incir olabilir, incir-havuç, taze beyaz dut, haşlanmış dut’da olabilir.

Dunların dışında diğer bitkisel kürler ise kısaca şunlardır

Anason, kereviz, Taze kereviz yaprakları, Bal kabağı, Çilek, kıvırcık salata, Sumak rezene çayı ve tere gibi bitkiler anne sütünü arttırıcı bitkiler arasındadır.

anne sütünü arttırıcı besinler anne sütü anne sütünün önemi 300x300 Anne sütünü arttırmanın doğal yolları!

anne sütünü arttırıc bitkiler

Anne sütünü arttırıcı özel karışım – 1

Günde en az iki defa, iki porsiyon taze beyaz üzüm tüketmek.

Özel Karışım – 2

Sabah akşam yemeklerden önce tüketeceğiniz dereout, sütün artmasına fayda sağlar.

Özel Karışım – 3

Anne sütünü arttırmak için haşlanmış kuru incir suyu da içebilirsiniz. Sekiz dokuz adet kuru inciri yarım litre klorsuz suda en fazla on dakika haşlayınız, İkiye ayırdığınız suyu sabah ve akşam olmak üzere günde en az iki defa tüketiniz.

Anne sütünü arttırıcı özel bitki maddelerinin karışımı – 4

Yarım litre kaynamakta olan klorsuz suyun içerisine sekiz dokuz adet kuru inciri ikiye bölüp atınız. Ağzı kapalı olarak kısık ateşte, beş dakika kadar kaynatınız. Beşinci dakikadan sonra içerisine bir adet havucu dililmleyip ağzı tamamen kapalı olara kkısık ateşte 3 dakika kadar daha kaynatınız. Ilıyınca süzünüz ve tam tamına yirmibirgün boyunca öğleden sonra ve öğleden önce aç veya tok karnına birer su bardağı içiniz.

Cildini Güneşten Koruyamayanlara öneriler

Cildini Güneşten Koruyamayanlara öneriler Özellikle yaz aylarında çok fazla karşılaşılan bir durum. Güneş altında uzun süre durmaktan yıpranan cildinizi, eski haline getirmek için çok uğraşlar verirsiniz. Sadece bronzlaşma yapmaz güneş altında uzun süre kalmaz. Cildi yıpratır ve daha soluk, daha cansız bir hale getirir.

Bu da sağlıksız bir cildin oluşumuna neden olur. Güneş lekeleri ve çeşitli benler yüzünüzde, cildinize oluşur. Fakat bu da geçici birşeydir. Yani kötü düşünmenize gerek yok. Bir iki yöntem kullanarak cdidlinizi tüm bu güneş lekelerinden, yağlardan kurtarabilirsiniz. Bronzlaşmak için yaz boyunca güneşlendiniz, gerekli kremleri vesaire kullanmadan hemde! Yaz bitimi bir baktınız cildiniz bronzlaşmış, esmerleşmiş ama çeşitli lekelerde oluşmuş. Ciltte ve vücudun çeşitli yerlerinde oluşan bu Kahverengi ya da siyah lekelere Pigmentasyon adı verilir. Daha önce vücudunuzda sivilce ve akneler bulunuyorsa uzun süre güneş altında durmanız sebebiyle bu kara lekeler oluşabilir. Kozmetik ürünleri sizin bu lekeleri kapatmanıza yardımcı olabilir.

güneş lekeleri güneşten cildinizi koruyun bronzlaşmak 300x195 Cildini Güneşten Koruyamayanlara öneriler

cildi güneşten korumak

Düzenli bir cilt ve vücut bakımı, peeling masajı, Çeşitli jeller, kremler ve losyonlar, bitki bileşenleri kurtulmanıza yardımcı olacak gbir kaç yöntemdir. Cildinizi bu tür lekelerden korumak için düzenli ve sağlıklı beslenmeye dikkat göstermeli, Lekeler oluştuktan sonra kurtulmak için yine sağlıklı ve enerjik besin maddeleri tüketerek vücudunuzun, cildinizin kendisini yenilemesini bekleyebilirsiniz.

Bol bol mevsim sebzesi alıp, yhine bol şekilde mevsim meyveleri tüketmelisiniz. Güneş lekelerini küçümsemeyin, çünkü eğer yakalandıktan sonra düzeltmek için uğraşmaz ve bir çaba göstermez iseniz çok daha ciddi sağlık sorunlarına dönüşebilir.

Kışın Tüketilmesi gereken en sağlıklı yiyecekler !

Sağlıklı Belsenme de en dikkat edilmesi gereken konulardan biri kesinlikle hormonlu ve ek maddeler eklenerek üretilmiş besinlerden uzak durmaktır. Bu besinlerden uzak durmanın en kolay yolu her yiyeceği mevsiminde ve zamanında tüketmektir.

Mevsiminde tükketiğiniz ürün büyük ihtimalle hormonsuz ve organiktir. Yinede alışveriş yaparken bu gibi detayları öğrenip ona göre alacağınız sebze ve meyveleri belirlemenize yarar var. Kış mevsiminde tüketmeniz gereken besinleri sizler için makale halinde yayınladık.

portakal c vitami sağlıklı beslenme kış yiyecekleri turunçgiller 300x200 Kışın Tüketilmesi gereken en sağlıklı yiyecekler !

sağlıklı beslenme

Turunçgiller ailesine ait, portakal, limon, mandalina kesinlikle tüketmeniz gereken en önemli meyveler. Turunçgiller ailesi ve c vitamini ürünler sadece besin kaynağı olmakla kalmayıp, Çok daha enerjik bir yapıda olmanızı sağlar. Yeşil sebzeler! Maydanos ve Marul kışın en popüler yeşil sebzeleri arasındadır. Size kesinlikle bu vitaminli kış yiyeceklerinden ve önemli besin maddelerinden kullanmanızı öneriyoruz.

Dudak Kanseri ve Sağlıklı Yaşam

Sigara ve çok fazla alkol tüketimi sizi dudak kanseri yapabilir. Dudak kanseri uzun süredir sigara kullanan kişilerde daha çok görülen çok önemli kanser türlerinden biridir. Dudak kanseri hakkında araştırmalar yapan bilimadamları dudak kanseri olan kişilerin yüzde doksanının alt dudağından kanserin başladığı ve diğer bölgelere yayıldığını tespit ettiler. Alkol, içki, bira, rakı tüketimi dudak kanserini tetikleyen önemli etkenlerden biri.

dudak resmi dudak kanseri sağlıklı yaşam 300x300 Dudak Kanseri ve Sağlıklı Yaşam

dudak kanseri


Bu tür zararlı maddeler sadece sizi bu tür kanserlere yakalatmakla bırakmaz, günlük yaşantınızızda bozar. Yolda yürürken, koşarken(koşmaya çalışırken daha doğrusu) nefes nefese kalıyorsanız alkol ve sigara tüketiminin bolluğundan olacaktır. Hem kesenize hem sağlığınıza zararlı bu 2 önemli maddeden uzak durmanız, bırakmaya en azından azaltmaya ve hemen sonrasında tamamen bırakmaya endexlenirseniz emin olun çok kısa sürede bunları başarabilir ve sizde sağlıklı bir yaşamın keyfini çıkarmaya başlayabilirsiniz.